Nasıl anlatabilirim. Çokça yerde alıntı paylaşmak istedim ama bir ucunu paylaşsam eksik kalırdı şiiri. Cümle tamlamaları ve şiirlerin bütünü birbirini o kadar destekler nitelikte ki, üç satırlık bir ayrıntı şiiri ele veremiyor. Ama baştan sona okudukça içinizde bir denizin dalgasını, güneşi; suyun derinlerine iner gibi indiğinizi öze hissedebilirsiniz.
Doğa olayları öyle güzel imgelerle süslenmiş, doğa aktarımları öyle uyumlu yapılmış ki okurken nasıl aklına geldi diye geçiyordum içimden.
Bana sorarsanız, başardı mı şu an için bilmiyorum, türk edebiyatı içinde kült bir yere sahip olabilecek derinlikte bir yazar.
Bir öneri olarak piyano seslerinden oluşan müzikleri açıp okumanızı tavsiye ederim. Ahenge, sese uyumundan dans eder gibi okudum hep. İyi ki dokundu hayatıma cümleleri.
Sesinin insanı saran sıcaklığı, o biçimli dudaklarından sözcüklerin şıkır şıkır dökülüşü, anlatımların başka dünyalarına götürürdü beni. Uzak ülkelerde, lekesiz göklerde, bağ bahçe arasında, çayırların çimenlerin içinde, kulaklarımda binlerce böceğin, kuşun sesi, kendi dünyamı yaşardım onun anlattıklarında. İç evrenimde yarattığım her şey katıksızdı. Sevgiler, dostluklar doğa gibi tertemizdi. Güneş ısıtıyor, ay ışıtıyordu. Orada dayak, horlanma, korkunun yarattığı ürküntü yoktu. Bütün baskılardan, horlanmalardan uzak, kendi özgürlüğümün sınırlarını bilerek yaşıyordum.