Babam altmış beş yaşında Fransızca öğrendi ve yetmiş yaşında bu alanda otorite haline geldi. Altmış yaşın üzerindeyken Gaelic üzerinde çalışmaya başladı ve bu konuda yetkin, ünlü bir öğretmen oldu. Doksan dokuz yaşında vefat edene kadar, bir yüksekokulda ablama asistanlık yaptı. Zihni doksandokuz yaşındayken de yirmi yaşında olduğu kadar berraktı. Hatta mantık yürütme gücü yaşlandıkça artmıştı. Kısacası insan kendini kaç yaşında hissederse, kaç yaşında olduğunu düşünürse, o yaştadır.
Karşınızdaki kişi hakkında düşüncelerinizden siz sorumlusunuz. Unutmayın, karşınızdaki kişi onun hakkında ne düşündüğünüzden sorumlu değildir. Düşünceleriniz kopyalanır. Şimdi karşınızdaki kişi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dipnot: yazar başkaları hakkındaki düşüncelerimizin kopyalanarak bizde biçimleneceğine değiniyor.
Birinin egosuna ve özgüvenine zarar verirseniz, onun iyi niyetini kazanamazsınız. Herkesin sevilmek ve takdir edilmek istediğini unutmayın. Herkesin dünyada önemli olduğunu hissetmeye ihtiyacı vardır.
Bilinçaltının kişisellikten uzaktır ve değişmez; insanlara göre muamele yapmaz; dini ilişkileri ve kurumları da dikkate almaz. Merhametli ya da kindar değildir. Başkalarına yönelik düşünce, duygu ve davranışlarınız eninde sonunda size döner.