Hamdi Bey, imkânsızlığın şirretleştirdiği çarıklı erkânıharp ahlâkını, konfeksiyon kültürünü ve iğdiş edilmiş ruhların oynadıkları insan kumarını hiç tanımadı; kaderine karşı yalnızca kendi dünyasını mırıldanmakla yetindi. Oysa çevresinde ne bu sesi duyabilecek hassas bir kulak ne de algılayacak bilecek bir beyin vardı.