İrem Gül Bektaş

… bunca açıklama ile karşındakini birdenbire müdür tayin ettim diye dertten başı tutuştu. Kimi bir anlığına nezaketen o koltuğa oturtsan oturttuğun bir saniye de ceza kesiyor, bir dakikada ferman imzalıyor, beş dakikada yeni kararname çıkartıyordu. Sağ olasın beni layık gördüğün yere deyip bir bakıp oturmadan gene karşısına eşit olarak geçen yoktu. Hatta bir kere bir anlığına edinilmiş mevkii müktesep hak sayıyor, daha da kıpırdamıyor, hatta terfi bekliyorlardı. Sade tekfir kimseye yetmiyor, hükmeden, ip geçiren, hapse tıkan, küreğe koşan olmak istiyor, olabilseler dahi memnun olmuyorlarlardı. Zulüm en tatminsiz zevkiydi insanın, hem alışman elini çekemiyor hem tetikte susuzluğu arttırıyordu. 
Sayfa 329 - Saniye teyze ile Aziz’in arasında geçenlere ithafen.·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Ben,” dedi, “ kendimle aramı fena bozdum. Artık insanların arasına katımam zor.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Alıntı
Bir isim bırakmak isteyen insan bıraka bıraka nadanın yapıştırdığı bir takma isimle anılıyor, insana adını en uzağındaki koyuyor, ne felaket, insanı sonraya da bu isim taşıyor ne felaket, insan da adına dört ayaklılar gibi alışıyor ne felaket, yiğit denince bakmayan köpek rezil denince kuyruğunu sallayarak koşuyor, ne felaket.
Sayfa 189·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
Sükûnet ertelenmiş bir kavga, ağaca çıkma gibi bir şeydi.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Beşer, o hep şaşar ve bunun kendine özgülüğünden memnuniyet duyar. Sen duyma, buna memnuniyet duyma.
Sayfa 182·Kitabı okudu