İrem Gül Bektaş

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sessiz bir törenle iç geçirme arasında duran yerde gömdüm onları. Ölü oğullar. Kurban hepsi. Sanki onlara, kurban oluşlarını hatırlatmak için var yeryüzü. Yüzleşiyoruz. Sızlanmaya başlayan bir çırpınmada yeter diyorum. gidin ve öldürmeyin. Öldük işte. Kaydık karanlıktan. Kayın ağaçları da gördü Ufak taşlar da. Gece ve yıldızlar geçti üzerimizden. Gömüldük yol kıyısına.
Deprem Gerçeği
Bu Kekre Dünyada
Sevgilim bak, akıp geçiyor zaman aşındırarak bütün güzel duyguları. Bir yarım umuttur elimizde kalan, göğüslemek için karanlık yarınları. Ağzımda, ağzının silinmez ılık tadı, damağımda kösnüyle gezinirken; yüreğimde yılkı aklımda ölüm vardı, dışarıda rüzgar acıyla inilderken. Unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri, seninle bir döşekte sevişirken bile. Düşünüyorum, hüzünlü, genç anneleri, çarşılarda, pazarda ellerinde file. Bu kekre dünyada yazık geçit yok aşka bir şey yok paylaşacak acıdan başka #Metin Altıok #Bir Acıya Kiracı
Hayat ve İnsan
G. (K.S.Adana)
Bir şafak vardı. şimdi parmaklarımın sayısına yaklaşan... gün gün gece gece azalan... şimdi tekrardan yenilensin istiyorum.. kalpte bir melek karşılığında.. (saymak bittiğinde parmak uçlarım neşter olmasın...)
Hayat ve İnsan