Maria

Maria
@Maridebana
Bugun ilk kez gitigim antika pazarında dünyanın en iyi iki şeyini buldum. Biri tablo, diğeri aslında bir peçetelik ama ben kartpostallarımi, müze biletlerini ve saklamak istediğim birkaç özel şeyi daha toparlasın diye masamin üzerine koydum. Bugün iki kişiye "benim adım Maria" diyecek kadar yaşiyor gibi yaşadım. Bugün, bir ay önce çektiğim bulutlar videosunu artık kaçıncı kez izlerken, beni orada tutan esas şeyin insan eli değmemiş saf hal olduğunu anladım ve esas olan sat hal madem, madem ki beni bu tutup çekiyor, bir şeyleri bin yıldır ne demeye evirip çeviriyorum anlamadım. Insan kendisi dişindaki her şeyden daha kolay memnun olabilir. Bin yil süren tüm bu evirip çevirmelere rağmen,yüzümde, bakışımda, halimde, değişmeyen,degiştiremedigim, belki de degiştirilebilemez bir kilit ifade; kaygı isimli ortak paydada buluşan iki fotoğrafın birinde bir yaşındayım,diğerinde yirmi beş yaşındayım. Şimdi ikisi de değilim. Ortalık dağınık gibi geliyor, o da değil. Bugün, prensipleri olan biri olduğumu düşünürken, insanlarin bana pek çok şeyi kolayca yapabildiği gerçeğini nihayet alıp yuzüme vurdum. Ayıldiğimi umdum. Duygusal yükten kurtulmak istediğim durumlarda tüm suçu üstlenmeyi hep daha pratik buldum,çünkü bir noktada ağır geleceği için taşımayı reddedip birakacağımı biliyorum ama neyleyebilirim ki bu ara işlemedi. Olmadı bu ara ve bu ara dediğim sekiz ay civarı. Ara da degilmiş bu arada. Biraz ondan biraz bundan derken kendimle arami yok yere açtiğim aylarin sonunda, koşarak kendime sarıldığım o an tabii ki geldi ama sonrası yine aynı mesafesizlik. Çok sevdim ve hemen hirpaladım. Hep iyiliğimi düşündüm. Hep iyiliğim için söyledim. Başkası söyleyemez diye ben söyledim. Ortalık dağınık gibi bir his var içimde. Değil diyorum. Fotoğraflara bakıyorum, eşyalara bakiyorum,uzaklaşip
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalp yaşadıkça bölücü çizgi hep yer değiştirir, kah kabaran kötü duyguların, kah genişleyerek parlayan iyiliğin etkisinde kalır..Aynı kimse değişik çağlarda, değişmiş pozisyonlarda büsbütün başkalaşmış niteliklerle karşımıza çıkar. Kimi zaman şeytana yaklaşır, kimi zaman azizliğe. Oysa, adı değişmez ve biz gördüğümüzü o ad'a yükleriz.
"Merhaba, ben Bayan Kaygı Yüklü Bulut. Yapabildiğim en iyi iş bu ve son bilmem kaç senedir profesyonel olarak bununla meşgulüm.  Son günlerde, seneler sonra dikkatimi yeniden toparlayabildiğimi görüyorum ve bu bana neşe veriyor. Bu bahar kiraz ağaçlarının diğerlerine göre daha geç çiçek verdiğini farkettim. Bu bahar daha nicesini bilmek için dünyaya dikkatle bakmayı çok sevdim. Kış başında öğrendiğim güzel, iç okşayan kelimeleri, çocukken yaptığım gibi bir deftere not etmeye başladım yine. Bu kış, biriktirip saklamaya değer şeyler aramaya yeniden başladım. Hayattan yegane beklentim, bir pencerenin önünde tasasız bir kedi gibi oturarak, binlerce başka başka pencere açıp oradan da bakabilmek. En büyük hedefim, her sabah daha sakin, daha telaşsız, daha yavaş biri olarak uyanıp bir gün nihayetinde uçuşup duran bir tüye dönüşmek. " C.T. ‌

Maria

, 1000Kitap'a katıldı.