Panik bir kibir biçimidir. Dünyanın ne yöne ilerlediğini bildiğine emin bir histen kaynaklanır. Şaşkınlık duymak daha mütevazı, dolayısıyla daha sağduyuludur. İçinizden kendinizi sokağa atıp, “Kıyamet geliyor!” Diye bağırmak geliyorsa, kendinize şunu söylemeyi deneyin: “Yok, öyle değil. İşin aslı dünyada neler olup bittiğini anlamıyorum, o kadar”.
Belki de 21.yüzyılda halk ayaklanmaları insanları sömüren sermaye sahiplerine karşı değil de artık kendilerine ihtiyaç duymayan sermaye sahiplerine karşı yapılır. Ama bu savaşın sonunda zafer elde edilemeyebilir. İşlevsizliğe karşı mücadele sömürüye karşı mücadeleden çok daha zordur.
Aslında romanda engereğin gözü tabiri, engereğin keskin bakışları bile bu güç karşısında kör olur, demek. Bana korkuyu sembolize etti. Anlatıcı karakter hadımın korkusunu. “Padişah efendisine” üç baskın duyguyla yaklaşıyor. Aşağılanması ve türlü işkencelere maruz kalması ve en önemlisi yaşama içgüdüsü güce tapmasına, sebep oluyor.
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,8bin okunma