Kanunlar ve görevler din çatısı altında birleştiğinde, insan asla tamamen bilinçli olamaz; asla kendinin tamamen bilincine varamaz. Asla tam bir birey olamaz.
Din ile siyaset aynı arabada gittiğinde, sürücüler karşılarında hiçbir şeyin duramayacağını sanır. Dümdüz gider, hızlandıkça hızlanırlar. Engelleri tamamen göz ardı eder, körlemesine gidenlerin uçurumu çok geç fark edeceğini unuturlar.
İnsan bilinçaltının derinliklerinde, anlamlı ve mantığa uygun bir evrene duyulan yaygın ihtiyaç yatar. Ama gerçek evren mantığın hep bir adım ötesindedir.