Ne yaparsın Tanrım, ben ölürsem eğer? Ben senin testinim (ya kırılırsam?) İçtiğin içki benim (ya bozulursam?) Senin giysinim ve uğraşınım, anlamını da yitirirsin benimle.
Ve şimdi gözlerimi ayırdığımda kitaptan, tedirginlik duymuyorum, her şey büyüyor. Burada yaşadıklarımdır aslında dışarıdakiler, ve burada da orada da bir sınırsızlık var; tek değişen, alıştığında bakışlarım nesnelere ve kitlelerin o ciddi sadeliğine.