Zavallı kış. Zamanında gelseydi özlenecekti. Sırf son baharı kıskandığı için apar topar evime gelmiş. " Ona kar gibi çarşaflar sermişsin, öyle mi !" diyerek kendini ele veriyor. "Evet" dedim. "Kar gibi mi?" diye tekrar ederek, karla arasındaki yakınlığı ima etmeye çalıştı bana; "Evet kar gibi" dedim mahcup bir sesle. Aslında mahcup olması gereken oydu. Kıskançlık ne kötü şey!
Ben sonbaharı kapıda karşılar, " Kim gelmiş kim!" diye sevinç gösterileri yapar, boynuna sarılırım. Sonbahar, her seferinde gözlerimin içine bakıp " Hiç değişmemişsin" der ve omzuma dokunur. Ben sonbaharın gözlerinin içine bakamam; dokunur.