Hatıralar hava ve zaman etkisiyle yıpranmış, delik deşik olmuş bir sayfa şeklinde kalır. O zaman en çok etkileyen şeyler, hatıralar tablosunda en derin kazılır.
Ali Şekip o adamlardandır ki insan ellerini ellerine koyacak olursa onlarda hissedilen manevi temizlik sıcaklığıyla hayatın birçok kötülüklerinden kalpte ortaya çıkan buzların eridiğini duyar.
Hayat böyle...
Bizi birbirimizle buluşturan bu rastlantı bile ne akıl almaz bir bilmece...
Bu düşüncemin başlangıcında bile bizi saran his “yaşananların hiçbir kıymeti yok” denemeyeceğidir.
Evet, yaşananlar, konuşulanlar, duygular...belki de evrenin karanlık bir dehlizindeki kusursuz bir bilince yansıyor...
Ama görünen şu ki “gerçek” sıkıcı olduğu kadar acımasız da...Her insan gibi sen de göreceksin bunu.
Zaman geçip gidecek ve kendi içine batmış bin bir aksiliğin yaşandığı bu coğrafyada hayatta kalırsan, yine de sararıp, kuruyup gideceksin sonunda. Bakmışsın ki ortalarına gelmişsin hayatın ve içindeki çölden başka hiçbir kazancın olmamış, ellerin bomboş...
(Nuri Bilge Ceylan- Kuru Otlar Üstüne)