Ne hastalıklı bir aşk, ne kibirden bozma yanılsama bir gurur, ne vurdumduymaz bir hâl, ne de kararsız bir kalp...
kadınlar duyduklarına inanırmış!
“O” davranışlardaki tutarlılığa ve mücadeleye inandı.
Mutlu muydu?
Dert değildi mutlu olmak olanaklardan, sözlerdeki tutarsızlıklara hiç kanmadan gözlemlemek ve doğru yerde kalmak ve gerekirse gitmekti mesele.
İnanın sözler değil doğru olan davranışlardır ve biri size nasıl davranıyorsa asıl söylemek istediği de odur. Fazla kurcalamamak gerekir:)
.
.
.
“Sen bana, gerçekten sevilmeye değer bir kadının sevgisini kazanabilmek için daha başka erdemlere sahip olmam gerektiğini öğrettin.”
.