Geleneksel çocuk eğitimi, inisiyatif alamayan, hayatını kendi kontrolü altında hissetmeyen, ne zaman ne yapması gerektiğini bilemeyen ve her adımında üst mercilerin ağzının içine bakan, bu durumu açıkça sömürüldüğünde dahi "Amirimdir, döver," gibi söylemlerde bulunan yetişkinler yetiştirir.
Dedem gerçek saygının ne olduğunu çok güzel özetleyen bir hikâye anlatırdı. Seksen yaşında bir adam, beş yaşında bir çocuk içeri girince ayağa kalkmış. Etraftakiler "Aman efendim, ne yapıyorsunuz; çocuk o!" demişler. Yaşlı adam, "Çocuk saygıyı bizden öğrenmeyecekse kimden öğrenecek?" diye cevap vermiş. Ne kadar da doğru. Ve, evet, saygı budur, böyle öğretilir. Çocuğunuzun saygıyı öğrenmesini istiyorsanız ona "Saygılı ol,", "Büyüklerini say!" diye öğütlemek yerine saygı gösterin.
Çok ağır suistimale uğramış ve devlet tarafından alıkonulmuş çocuklar bile, öfke, kırgınlık gibi hislerinin yanında anne-babalarını yine de sevmekten kendilerini alamazlar.