... Benden istediği semptomlarına karşı cepheden saldırmak, sığ sularda debelenmenin şimdiye kadar başıma gelen en berbat şekli.Ben yükseltici olmalıyım, alçaltıcı değil! Yanlış bir şey yaptı diye her seferinde zihnine şamar atılacak bir çocuk gibi davranmak onu alçaltmak demek. Ve bu benim de alçalmam demek! EĞER BU IYILEŞTIRME Tarzı IYILEŞTIRICIYI ALÇALTIYORSA, Hastayı YÜKSEKLERE TAŞIMA OLASILIĞINDANSÖZ EDILEBILIR MI?Daha yüce bir yol olmalı.
kendisini daha uzak bir mesafedenizlemek için kullandığı evrensel bakışyaklaşımı olan “bakış açısını değiştirme”yaklaşımını benim üzerimde de deniyor.Nietzsche haklı: İçinde bulunduğumuz ominicik konuma, yaşamımızın tümü üzerinden,tüm bir ırkın yaşamının, bilincin evrimininüzerinden baktığımızda tabii ki o taşıdığı önemibirden yitiriyor.
Breuer Bertha’yı düşünmeden geçen bir saatinin bile olmadığını görünce hayretler içinde kaldı.Nietzsche bir hesap yaparak ona, günde yaklaşık yüz dakika, yılda ise beş yüz saatten fazla zamanı Bertha saplantısına ayırdığını bildirdi. Bunun anlamının, önümüzdeki yirmi yıl içinde Breuer’in uyanıkken geçirdiği altı yüzden fazla günü bu aynı sıkıcı ve yaratıcılıktan uzak fantezilere ayırması demek olduğunu söyledi.
“O kadar da sevgi dolu ve hassas olduğunu sanmıyorum. Sizi nasıl sevdiğine bir bakın! Sizi baştan çıkarıp zinaya sürüklemeye çalışıyor.”Breuer başını salladı. “Hayır, bu öyle birşey... “Nietzsche onun sözünü kesti. “Evet, evet!Bunu inkâr edemezsiniz. Buna baştan çıkarmak denir. Yürüyemiyormuş gibi yapıp size yaslanıyor. Başını sizin kucağınızadayıyor, dudaklarını erkekliğinize yaklaştırıyor.Evliliğinizi mahvetmeye çalışıyor. Sizin çocuğunuzu taşıdığını söyleyerek sizi herkesekarşı küçük düşürüyor! Bu mu sevgi! Aman,böyle bir sevgi benden uzak dursun!”
“Evrensel bakış her zaman trajedinin etkisinidağıtır. Yeterince yükseğe tırmanabilirsek, otrajedinin artık trajik görünmediği bir yüksekliğede erişebiliriz.”