İnsan türünü sürekli abarttığımı ve küçümsediğimi açıklamak istedim; nadiren gerçekten tartabildiğimi. Ona aynı şeyin nasıl hem o kadar çirkin hem de o kadar görkemli, kelimelerin nasıl hem o kadar lanetleyici hem de o kadar zekice olabildiğini sormak istedim...
“Ama inanın bana, dış görünüşüm yalnızcabir aldatmaca. Bu kostümün altındaki giysilerim ıpıslak, gömleğim tenime yapışmış bir halde.Bu Bertha saplantısı, zihnimin içinde bir girdap yarattı. Ne kadar temiz düşüncem varsa hepsini yutuyor!”
... Benden istediği semptomlarına karşı cepheden saldırmak, sığ sularda debelenmenin şimdiye kadar başıma gelen en berbat şekli.Ben yükseltici olmalıyım, alçaltıcı değil! Yanlış bir şey yaptı diye her seferinde zihnine şamar atılacak bir çocuk gibi davranmak onu alçaltmak demek. Ve bu benim de alçalmam demek! EĞER BU IYILEŞTIRME Tarzı IYILEŞTIRICIYI ALÇALTIYORSA, Hastayı YÜKSEKLERE TAŞIMA OLASILIĞINDANSÖZ EDILEBILIR MI?Daha yüce bir yol olmalı.
kendisini daha uzak bir mesafedenizlemek için kullandığı evrensel bakışyaklaşımı olan “bakış açısını değiştirme”yaklaşımını benim üzerimde de deniyor.Nietzsche haklı: İçinde bulunduğumuz ominicik konuma, yaşamımızın tümü üzerinden,tüm bir ırkın yaşamının, bilincin evrimininüzerinden baktığımızda tabii ki o taşıdığı önemibirden yitiriyor.