“Hazlar birikmediği gibi acılar da birikmez…Acı, kendi miktarınca mutluluğu içinde saklar. Kalpteki her ferahlık, önceden çekilmiş bir sıkıntının sonucudur.”
Kitap iki ayrı öyküden oluşuyor. Çok kısa sürede okunuyor. Sayfa olarak çok kısalar ama ikisinde de yazarın hissettirmek istediği bazı özel duygular vardı. Bulgar kızında her şeyini kaybeden bir kızı ve talasın kıyısında da ise ömrünü sıpaycılığa adamış bir adamın hislerini ve oğluyla yaşadığı çatışmayı okuyoruz. Tavsiye ederim.