Sevgilim bak, geçip gidiyor zaman;
Aşındırarak bütün güzel duyguları.
Bir yarım umuttur elimizde kalan,
Göğüslemek için karanlık yarınları.
Ağzımda ağzının silinmez ılık tadı
Damağımda kösnüyle gezinirken;
Yüreğimde yılkı, aklımda ölüm vardı,
Dışarıda rüzgar acıyla inilderken.
Unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri,
Seninle bir döşekte sevişirken bile.
Düşünüyorum hüzünlü genç anneleri,
Çarşılarda pazarlarda,ellerinde file...
Bu kekre dünyada yazık ki geçit yok aşka;
Bir şey yok paylaşacak acıdan başka .
İşte böyledir gülüm bazı şeylerin
Hiç Hissedilmez varlıkları ama,
Yoklukları bir uçurum kadar derin
Baş döndürür kıyısında nasıl da
En bir hüznü büyüten solgun anne !..
Sen de düşün benden sana kalan ne
Şimdi senin revnaklı sesin
Burada ve her yerde
Yollara düşmüş yürüyor
Üstüne üstüne şehirlerin
Mayası olmuş rengiyle
Doğurgan bir öfkenin
Ta şuramda canevimde
Güzel yüzün duruyor
Alnında bir ince hilal
Ki simgesidir muhabbetin
Bak büyüyüp dolduruyor
İçini billur bir kürenin..
Koyup zarfın içine, üstünü acıyla pulladım
Sana bir sevinçlik menevişli kuş yolladım
Son kuşlarımdı bunlar, dedim telef olmasın
Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım
Eski rüzgar bozuk bozuk, örselendi yüreğim
Eksik gedik nem varsa ezberden tamamladım
Bende sönen şavkıması sürsün diye yaşamın
Bu kuşları senin için gözlerimde sakladım ..