Fidan

Koca koca uçaklar, bir patlayış­ ta mahalleleri yerle bir eden bombalar yapıyorsunuz, öy­ leyse bir yandan da hazır evler üreten fabrikalar kurmak niye? Her gün harp için milyonlarca li r a harcanıyor, öbür yanda sağlık işleri, sanat çalışmaları, yoksullara yardım için kuruş ayrılmıyor. Dünyanın başka ülkelerinde artan yiyecek maddele­ ri çürüyüp dururken biz niye burda açlıktan ölüyoruz? Niye insanlar böylesine çılgın
Reklam
Ben her dediğime "yaşa" diyecek dalkavuklar de­ğil, arkadaş istiyorum; bana yüzüne güldüğüm için de­ ğil, şu yanımı bu yanımı , karakterimi beğendiği için bağ­lanan dostlar gerek. Çevremin bundan sonra ufalacağını biliyorum. Ne önemi var, yeter ki çevremde iki üç gerçek dost bu­lunsun.
Tanrıdan beni de­ğiştirmesini diliyorum, nolur başka türlü bir insan ola­ yım da bari herkesin öf k esini üstüme çekmeyeyim. Bu da olacak gibi değil. N'apayım ben de böyle yaradılmı­ şım, biliyorum kötü insan da değilim, herkesi elimden geldiği kadar hoşnut etmeye çalışıyorum ama onlar an­ lamıyorlar. İşi alaya vuruyorum, çünkü onların beni ne kadar üzdüklerini göstermek istemiyorum
Eski köle avı gibi bir şey. Şakaya sığar şey değil. Yü­ reğim parça parça oluyor. Akşamları, karanlık bastık­ tan sonra dizi dizi görüyorum onları, yanlarında ağlayıp duran çocuklar, yürüyüp duruyorlar; nereye gittikleri bel­ li değil, başlarında o heriflerden dördü beşi, ite kaka on­ ları, yorgur ı luktan yerlere serilineeye dek güdüyorlar. Ne ihtiyar, ne bebek, ne gebe kadın, hasta; hiç dinledikleri yok. Hepsi bu ölüm yürüyüşüne sürükleniyor.
Reklam