Bize, kadınların tek başına ayakta duramayacağı, çok hassas, çok kırılgan, korunması gereken cins olduğu öğretildi.Şimdi ise bu aydınlanma günlerinde entelektüellerimiz kendi ayaklarımızın üstünde durmamızı söylediği zaman, çözülmemiş coşkusal sorunlar bizi aşağı çekmektedir.Aynı anda hem bağsız, özgür olmayı, hem de yaşamımızı bir başkasının üstlenmesini özlüyoruz.