Dudaklarını uzatıyor yavaştan.
Nasıl da acımasız dudaklar.
Dokundum da buz kesildi her yanım.
Günahlı dudaklarla öpmüşüm gibi
soğuk duvarlarını bir manastırın, taştan.
Götüreceğim aşkımı
geçmiş zaman havarileri gibi
geçirerek binlerce yerden.
Yüzyıllar ötesinde bir taç bekliyor seni
ve o taçta sözcüklerim
bir gökkuşağı çizdiler ürpertilerden.
Küfür işledim işte.
Tanrı yok diye uludum.
Ama kızgın uçurumlardan Tanrı
bir kadın çıkardı, tir tir titreten bir kadın
karşısında dağları.
verdi bana, bildirdi buyruğunu:
sev bunu!