Tabii Catherine, biri girdiği anda öteki dışarı çıkarken, iki arkadaşı arasındaki ayrımı görmüştü. Çıplak, kayalık bir kömür bölgesinden verimli, güzel bir vadiye geçmek gibiydi bu. Sonra, Edgar'ın görünüşü kadar sesi de, selam verişi de ötekinden bambaşkaydı. Tatlı, yavaş bir sesle konuşuyor; sözcükleri de daha az sert, daha yumuşak söylüyordu.