Ali

Bir Dinozora Mektup
10/10
·353 syf.··
2026 3. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 03:28
Sevgili Mîna Urgan, Öncelikle kendi inancım gereği sana rahmet diliyorum. İnanmadığını söylüyorsun ama bu beni ilgilendiren bir konu değil. Senle yaradan arasında bir mesele. Seni tanımam etmem ama sen çok güzel bir insansın, bunu söyleyerek başlayayım. Ben ki, seni kitap kapağı fotoğrafından erkek sanacak kadar cahil bir insanım. Öğrencilerim "hocam o dayı kim?" dedikleri zaman onlara kızacak kadar da korumacıyım. Seni çok sevdim Mîna teyze( anne denilmesinde de hoşlandığını biliyorum.). Sen çok değişik bir insansın Türkiye şartlarında. Komünistsin, ateistsin, gezginsin, dil biliyorsun, 2 çocuk dünyaya getirmişsin, küçükken babanı, 70'lerinde evladını kaybetmişsin... Böyle bir kadın zor bulunur. Bir de çevrendeki insanların kalitesi ne öyle. En çok bunu kıskandım. Üvey baba Falih Rıfkı Atay, aile dostu, Yahya Kemal, yine aile dostu Ahmet Haşim, Edebiyat öğretmeni Fazıl Hüsnü Dağlarca, üniversiteye gidiyorsun Halide Edip'in asistanı oluyorsun. Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Sebahattin Eyüboğlu, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar... Bunlar hep çevrende. İnsanın doğduğu yer kaderinin gidişatını çok etkiliyor sevgili Mîna Urgan. Acayip bir dünyaya doğup senin gibi komünist olmak da gerçekten yürek ister. Kendisinden daha dezavantajlılar için dertlenip onlarla eşit yaşamak istemek her babayiğidin harcı değil. Saygılarımla...
Alıntı
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Huzursuz Huzur
Puan vermedi·419 syf.··
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 12:33
Huzur isminde huzursuz eden bir roman. Ahmet Hamdi Tanpınar ile bu yaşta tanışmak sanırım daha uygun olacaktı. Beş şehir kitabını evvelden okumuştum ancak Huzur kitabı yazarın yazarlığını, kalitesini gördüğüm bir eser oldu. Mümtaz, İhsan, Nuran, Suat ve hatta Macide. Hepsi yakınımızda, etrafımızda. Zor bir kitaptı öncelikle. Ama Türk edebiyatının zirvesi belki de bu kitaptır. Her kitabın bir yaşı var. Bu kitabın yaşı büyükmüş meğer. Okuyunca anlıyor insan. 2. Dünya Savaşı'nın başlangıç döneminde savaş olur mu olmaz mı sorularının gölgesinde yaşanmış bir aşk öyküsü. Ama ne aşk.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,4bin okunma
Çürümüşlüğün Kokuşmuşluğun Romanı
10/10
·576 syf.··
2025 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 15:55
Mithat Cemal Kuntay'ın tek romanı. Üç İstanbul İstibdat, 2. Meşrutiyet ve İşgal dönemini anlatıyor. Adnan karakterini merkeze alarak 35-40 farklı karakterin kişilik özellikleri ve gelişimleri kitapta çok güzel ele alınmış. Dönem ve şartlara göre bütün karakterlerin yozlaşmaları; haysiyetlerinin ve onurlarının bir fiyatının olması da bozulmanın geldiği boyutu bizlere gösteriyor. Kendini bozmayan üç karakter gördüm. Bunlardan birisi Süheyla karakteri bir diğeri Dağıstanlı Hoca ve sonuncusu Şair Raif. Şair Raif Mehmet Akif mi acaba diye düşündüm durdum kitap boyu. İki yerde Mustafa Kemal'den bahsediliyorsa da tafsilatlı bir anlatım yok. İnsanımızın güce bakışını ele aldığını da söyleyebiliriz bu kitap için. İttihat ve Terakki güçlü iken korkulan Adnan, İttihat ve Terakki güçten düştükten sonra selam verilmeyen bir adam oluyor mesela. Ahlaki anlamda kokuşmuşluğun kokusunu kitaptan alabiliyorsunuz. Bir aralık kimin eli kimin cebinde karıştırdım oldukça. Adnan, neredeyse annesi hariç bütün kadın karakterlerle iliski içindeydi. Mithat Cemal, özel sahneleri büyük bir ustalıkla ele almış. Sanırım aynı zamanda ayak fetişi olan biri. Ayak tasviri çoğu yerde geçiyor. Bir de tesadüf meselesi var kitapta. Adnan döneminin aksine ateist bir karakter ama bazı tesadüfi olaylara da inanıyor. Kışın evlenmek mesela uğursuzluk. 13 sayısıyla ilgili problemleri var. Salı günüyle ilgili sorunları var diye hatırlıyorum. Bir de kitapta anlatılan ve beni derinden etkileyen olaylardan biri de şu oldu. Memleket savaşlara girip çıkıyor ama romanın anlattığı karakterlerin bu pek umrunda değil. Resmi tarihte anlatılan Vatan, millet, sakarya, ecdadımız büyük acılar çekti durumu bu kitabın karakterlerinde yok. Onlar sadece kazanacakları paraları düşünüyorlar. Zenginleşmenin derdindeler. Olan
Edebiyat
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,375 okunma
Gülmenin Adı
10/10
·736 syf.··
2024 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 20:32
Öncelikle bu kitabı okuyacak arkadaşlara sabırlar diliyorum. Kefaret sayfalarını atladıktan sonra da kitap akmıyor. Umberto Eco, Avrupa tarihinin en buhranlı dönemleriyle uğraşan bir Orta Çağ Uzmanı. Orta Çağ ile ilgili o kadar eserin yanına bir de roman yazma gereksinimi hissetmiş olacak ki bu roman ortaya çıkmış. Kitap uzun uzun mekân tasviri, Hıristiyanlık mezheplerinin birbirleriyle mücadeleleri, Vatikan'dan Avignon'a taşınan Papalık makamına rahiplerin bakışı, rahiplerin yoksul mu yoksa zengin mi olmaları gerektiği, rahipler gülmeli mi gülmemeli mi tartışmalarının gölgesinde bir cinayet soruşturmasını inceliyor. Kitapta gülme konusunda çok fazla tartışma var. Hz. İsa güldü mü gülmedi mi tartışması çok dikkat çekici. Acı çekerek okudum ama değdi.
Alıntı
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Ezilme
Puan vermedi·394 syf.··
2024 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 22:11
Karamazov Kardeşler kitabından sonra okuyunca biraz yavan geldi bana. Ama tabi kalburüstü bir kalite mevcut. Kitaptaki Nelli karakteri ezilmenin hakkını vermiş. Alyoşa senin de Allah belanı vermesin emi. Bir karar ver be artık. Hâlâ kararsızsındır bir yerlerde eminim. Dostoyevski'nin romanlarında geçen karakterlerin hastalıkları bir acayip. Sinir krizi geçiriyorlar ilk sonra ateş basıyor, sonra bir humma en son da 3 hafta yattıktan sonra iyileşiyorlar. Çocuk da böyle hastalanıyor yaşlı da. Milli hastalıkları sanırım. Fakirlik bu kitapta da diz boyu. Zaten zengin olsalardı bu seviyede bir eser çıkmazdı herhalde. Acı, açlık, kayıplar bu işin çıkış noktası bir yerde. Rusya'da şöyle bir sorun var. Prenslik unvanı almayanlar açlık sınırının altında yaşıyor. Prens unvanı nasıl alınıyor onu da pek anlayamadım. Her yerde prens unvanlı birileri mevcut.
Edebiyat
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma