Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·419 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 13:04
Huzur bence sadece bir aşk hikâyesi değil. Ahmet Hamdi Tanpınar burada insanın içindeki eksikliği, o tamamlanma arzusunu yazmış. Mümtaz’ın yaşadığı gelgitler, Nuran’a tutunuşu aslında biraz o bütün olma isteği gibi. Her şey yerli yerindeydi; fakat hiçbir şey tamam değildi. Bu cümle kitabın özeti gibi. Dışarıdan bakınca her şey normal ama içte bir şey hep yarım. Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında… Zaman meselesi zaten Tanpınar’ın en güçlü tarafı. İnsan geçmişle gelecek arasında sıkışıyor bazen. Bu kitapta huzur arayışı var ama bağırarak değil, sessiz sessiz. Okuyunca insanın içine bir İstanbul akşamı çöküyor ama o akşamın içinde garip bir sükûnet de var. Herkese keyifli huzurlu okumlar...
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
10/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2023 17:08
her kitabın bir okuma zamanı vardır ve bu kitabı okuma vaktimin geldiği için kendimi şanslı ve bahtiyar hissediyorum. kitap mümtaz ve nuran'ı anlatıyor gibi görünse de aslında; istanbul, türk musikisi, dede efendi, ıtri, bektaşilik, mevlevilik, dünya savaşı, doğu-batı sorunsalı, zaman, ölüm.. bu konuların hepsini etkileyici bir kurguyla harmanlamış. kitap adının aksine bize huzursuzluğu anlatan bir eser. eski kelimeler var fakat açıp sözlüğe bakma ihtiyacı duymuyorsunuz; 1949 yılına göre türkçe çok sade kullanılmış. "iyi bir kitabın en önemli ölçütü bir kitabı bitirdiğiniz zaman size tekrar okuma isteği uyandırmasıdır." diye bir ifade vardır. benim belli bir zaman geçtikten sonra tekrar tekrar okuyacağım bir kitap olacak kesinlikle. Huzur
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
Puan vermedi·419 syf.··
2021 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 19:20
5 yıl önce elime almıştım bu kitabı. Yazarla ve eserlerinin önemiyle ilk kez karşılaştığım bir zamandı ama bunu dile getirmekten asla gocunmam ''Huzur'' için ben yeterli değildim. Okudum bile demedim bu kitap hakkında. Şimdi tekrar elime geçti ve sindire sindire hakkından gelmeye çalıştım. Hala beceremedim demek hafif kalmaz. Mahur Beste'yi öncesinde okumanız bir fayda olacaktır. Okuduğum bölüm ve yapacağım meslekten kaynaklı bazı kitapları ve yazarları okumak zorundayım hatta yalayıp yutmam gerekiyor. Bu sorumluluk altında olduğum için belki de ben yine Huzur'un altında ezildiğimi fark ettim ara ara. Konu hakimiyetine tamam kahramanların iç dünyasına tamam ama hala sanki istediğimi alamadım bu kitaptan. Kitap incelemesi değil de içimi döktüğüm günlük gibi bir yazı oldu :) Ama biraz bir şeyler söylemem gerekirse kitap dört bölümden oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat, Mümtaz... Aslında bu kitabın adı geçildiğinde akıllara hep Nuran karakteri geliyor gördüğüm kadarıyla ama aslında kitabımız Mümtaz karakteriyle dönüp dolaşıyor. Nuran ve Mümtaz'ın aşkı ve hep bir iç huzur arayışı... Derine inilecek pek çok konumuz var bu kitapla alakalı fakat beni okuyanlar benden sadece bu kadarını bilmiş olsun. Keyifli okumalar...
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
Puan vermedi·419 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 21:00
Huzur'daki ana fikri kısaca ortaya koymak istersek, birtakım değerler arasındaki çatışmayı sergilemek ve bu çatışmanın yarattığı bunalımı Mümtaz'ın kişiliğinde dile getirmektir. Bu değerler çatışmasını sahnelemek isteği romanın anlatım tekniğini de belirler, yapısını da. - Huzur'un otobiyografik olduğunu, yazarın romanda daha çok kendi yaşantılarını, kendi aşk tecrübelerini, kendi sorunlarını anlattığını biliyoruz. Bu durumda akla ilk gelen yöntem birinci kişi ağzından yazmaktır romanı. Ama Tanpınar herhalde romanı kendinden uzaklaştırmak, nesneleştirmek istemiş ve bu nedenden ötürü üçüncü kişi tekniğini seçmiş. - Kitap dört bölümden oluşuyor * İhsan, Nuran, Suat, Mümtaz. * bu bölümler kişilerin anlatıldığı bölümler değil Mümtaz'ın hayatındaki yerlerini ve yaşantılarını anlatan bölüm. Yazar kitabı musikiye benzetir ve bu forma göre yazar. - Suat karakterinin romanın genel havasına uymadığı düşünülür. Ses sese karşı romanındaki spandrel'in intiharından esinlenerek tasarlanmıştır Suat'ın intiharı. Spandrel ölürken beethoven'in La Mineur dörtlüsünü çalmaktadır. Suat da Beethoven'in keman konçertosunu dinlerken asar kendini.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
Puan vermedi·419 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
Huzur... Yıllardır ne zaman okumaya niyetlensem ‘çok fazla tasvir var hiç akmayan bir kitap, kasvetli, okumakta zorlandım..’ yorumlarıyla hep ertelemiştim. Ancak bu sefer bitirmek nasip oldu. Konu olarak bir aşk hikayesi diyebilirim. Evet tasvir yoğunluğu inkar edilemez; ancak dikkatle okunduğunda tasvirlerin ne kadar naif olduğunu fark edeceksiniz. İkinci dünya savaşı zamanında İstanbul’un yaşam tarzı hakkında da fikir sahibi oluyorsunuz. Kitabın ismiyle ilişkisine gelecek olursak da ana karakter olan Mümtaz’ın en mutlu zamanında bile hayatında bir türlü bulamadığı, daha doğrusu fark edemediği şey huzur nimetiydi bence. En güzel anlarında bile bir ‘huzur’suzdu. An’da yaşamanın huzurunu keşfedemedi bir türlü. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın okuyucusunda fark ettirmek istediği şeylerden birinin de bu olduğunu düşünüyorum naçizane. Ne dünü ne geleceği şu anı yaşamayı da ıskalamamalıyız.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
8/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 22:31
Gerek duygu, gerek fikir, gerekse çeşitli kültür ögelerine dair tasvir yoğunluğu,zamanı ve hayatı sorgulamaya sebep olan diyologları,dilin usta kullanımıyla bir başucu eseri. Doğu ile batı'nın arasında sıkışmış, ikisinde de kendinden parçalar bulan ve ikisinden de vazgeçemeyen Mümtaz ve çevresindekilerin konu edildiği Roman...Üzerinde düşünülecek birçok cümlenin, pasajın olduğu roman, ayrıca o yıllardaki İstanbul'u çok iyi tasvir etmesi açısından da sizi nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.Keyifli okumalar.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
8/10
·419 syf.··
2021 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2021 12:38
Selamlar. Tanpınar'ın, Huzur romanını bugün bitirdim. Her ne kadar 21 gün sürse de. Roman Mümtaz ve Nuran arasında geçiyor. Sonradan Suat karışıyor olaya. Roman aslında çok güzel betimlemelere sahip bir kitap. Hayat adına, aşk adına ve hisler adına önemli tecrübeler sunuyor. Okurken sürekli şöyle diyorum: olgun bir insanın daha iyi anlayabileceği ve hissedebileceği bir kitap. O yüzden bana biraz ağır gelmekle beraber çok beğendiğimi söyleyeceğim. Size önerir miyim kararsızım bu konuda. Sıkabilir çünkü yer yer bende de öyle oldu çünkü. Çok güzel alıntılar yaptım ayrıca:) Herkese iyi okumalar.
1000Kitap
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
Huzursuzluğun Romanı Huzur
10/10
·419 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 10:24
Mümtaz karakteri bana 1950 kuşağının edebiyatımıza kattığı varoluş sancısı çeken bireyleri anımsattı. Tıpkı onların yarattığı karakterlerdeki yabancılaşma, çıkmazlarla dolu ruh hâli Mümtaz'a da sirayet etmiş. Huzursuzluk onun benliğini âdeta sarıp sarmalamıştır. Nuran'ı kaybetme korkusu, İhsan'ın akıbetinin ne olacağı şüphesi zihnini devamlı meşgul etmektedir. Bunlar yetmezmiş gibi bir de Suat'ın hayaleti ile mücadele etmektedir. Mümtaz'ın varoluş sorunsalı ve ıstırabı eser boyunca devam eder. Eserdeki şu alıntı bu durumu çok güzel bir şekilde özetler. "Ne ölüm var ne de hayat var. Biz varız. İkisi de bizde. İnsanoğlunun ıstırabı kadar tabii ne vardı!" "Mademki düşünüyorum. O halde varım, mademki duyuyorum o halde varım, mademki harp ediyorum o halde varım, mademki ıstırap çekiyorum o halde varım. Sefilim varım, budalayım varım! Varım! Varım! Diyordu." Varoluş sorunsalı sadece Mümtaz'da değil diğer karakterlerde de vardır. Eserin dikkat çekici özelliklerinden biride musikidir. Tanpınar'ın romanlarında yahut şiirlerinde musiki ve zaman kavramı önemli bir yere sahiptir. Özelikle bahsedeceğim kısım Mahur Beste'dir. Mahur Bestenin güftesi Divan edebiyatı temsilcisi Neşati'nin bile redifli gazelinden alınmıştır. Eseri severek okudum. Bana gerek Klasik Türk gerekse Halk müziğinden cok fazla bilgi kattı. Musiki makamlarını zaten biliyordum. Makamları kitapta görmek hoşuma gitti. Eserde adı geçen Tanburi Cemil Bey'in Çeçen Kızı adlı parçasını dinlemenizi tavsiye ederim. Beğeneceğinizden kuşkum yok
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
"Senin dışında düşünememek hastalığına müptelâyım." :)
5/10
·419 syf.··
2021 7. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2021 19:15
Kitap incelemesine geçmeden önce Huzur, beni fazla tatmin edemedi; kitabı okurken çoğu vakit sıkıldım. Yazarın, cümleleri uzatması fazlasıyla sıkılmamda etkili oldu lâkin buna karşın kitapta birçok güzel cümle mevcûttu. Kitapta mâzi-şimdi-gelecek, medeniyet-ilkellik, yeni-eski, garp-şark mukâyesi, Mümtaz ve arkadaşlarının ülkelerinin geçmişini, geleceğini sık sık tartıştıkları, İstanbul betimlemeleri ve İkinci Dünya Savaşı'nın çıkma ihtimâli olduğu dönem etrâfında Nuran ile Mümtaz'ın aşkı inşâ edilmiş. Kitap; dört bölüm hâlindedir ve sırasıyla İhsan, Nuran, Suat, Mümtaz başlıklarına tasnif edilmiş. Karakterlere gelirsek, Mümtaz; geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp kalmış ve şimdiyi düşünmeyen biri ama Nuran ile tanıştıktan sonra şimdiki zamanı daha çok önemsemiştir. Nuran ise eşinden boşanmış ve bir çocuğu olan bir kadındır. Mümtazla tanıştıktan sonra kızı, annesi, eski eşi Fahir'in barışma mektubu, kendisini seven evli ve iki çocuklu Suat'ın aşk mektubu ile Mümtaz arasında kalmış mütereddit biridir. Mümtaz ile Nuran, tam evlilik hazırlığı yaparken evlerinde Suat'ın intihârıyla karşılaşmış ve Nuran'ın bu ölümden suçluluk duyup Mümtaz'dan ayrılmasıyla bu aşk hüsranla bitmiştir. Kezâ Mümtaz da Suat'ın ölümünden kendini suçlamış; Suat'ın hayali, Mümtaz'ın peşini bırakmamıştır.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma
9/10
·419 syf.··
2025 1. kitabı
Her biri kendi şahsına münhasır bir huzur arayışı içinde olan huzursuzların romanı. Şimdiki zamanla başlayıp geçmişten bir yılı içine sığdıran yirmi dört saate şahitlik ediyorsunuz. Ama ne yirmi dört saat. Ferahfezalar eşliğinde o eski İstanbulu, estetiğini ve mimarisini seyrediyor, karakterlerin kültürel derinlikleriyle besleniyorsunuz. Tanpınar'ın psikolojik tahlillerini okurken içinizdeki düğümlere dokunduğunu hissetmemek elde değil. Salt aşk romanı kategorisine indirgenemeyecek kadar özel bir eser. Tesirinden uzunca bir zaman çıkmayacağınıza, kitaplığınızda ve zihninizde olmazsa olmaz bir yere konumlanacağına eminim. İstifade edeni bol olsun.
Duygu ve Düşünce
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201421,3bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet Hamdi TanpınarYazar · 30 kitap
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk romancı, öykücü , şair, öğretmen, çevirmen, edebiyat tarihçisi, siyasetçiydi. Cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar; "Bursa'da Zaman" şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmış bir şairdir. Şiir, hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi birçok alanda eser veren sanatçının başlıca eserleri Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanları, Beş Şehir adlı şehir monogrofisidir. Bir bilim adamı olarak “XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi” adlı eseriyle edebiyat tarihçiliğine yeni bir görüş ve bakış açısı getirmiştir. TBMM VII. dönem Maraş milletvekilidir. Yaşamı 23 Haziran 1901'de İstanbul'da Şehzadebaşı’nda doğdu. Babası Gürcü asıllı Hüseyin Fikri Efendi, annesi Nesime Bahriye Hanım’dır. Tanpınar, ailenin üç çocuğundan en küçüğüdür. Çocukluğu, kadı olan babasının görev yaptığı Ergani, Sinop, Siirt, Kerkük ve Antalya’da geçti. Annesini Kerkük’ten yaptıkları bir yolculuk sırasında 1915’te tifüsten kaybetti. Lise öğrenimini Antalya’da tamamladıktan sonra yükseköğrenim için İstanbul’a gitti. Halkalı Ziraat Mektebi'nde bir yıl yatılı olarak okuduktan sonra 1919 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne girdi. Yahya Kemal’in öğrencisi oldu. Yahya Kemal onun şiir zevkinin, millet ve tarih hakkında görüşlerinin oluşmasında önemli rol oynadı. Celâl Sahir Erozan’ın bir şiir ve hikâye toplamı şeklinde yayımladığı seriden “Altıncı Kitap”’daki “Musul Akşamları”, yayımladığı ilk şiir oldu (Temmuz 1920)[6] Yahya Kemal’in çıkardığı Dergâh’ta 1921-1923 arasında 11 şiiri yayımlandı. 1923 yılında Şeyhî’nin Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisi üzerine yazdığı lisans teziyle Edebiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1923’te Erzurum Lisesi’nde edebiyat öğretmenliğine başlayan Ahmet Hamdi 1925’te Konya Lisesi’ne, 1927’de Ankara Erkek Lisesi’ne tayin oldu. Konya’da iken bir Mevlevi ayininde Itrî’nin bir eserini dinleyerek Klasik Türk Müziği ile tanıştı. 1930-1932 arasında Gazi Terbiye Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği yaptı; bir yandan da Ankara Kız ve Erkek Liselerinde ders vermeye devam etti. Gazi Terbiye Enstitüsü’nün bünyesindeki Musiki Mualli Mektebi, onun klasik batı müziği ile tanışmasını sağladı. Bu dönemde yeniden şiir yayımlamaya başladı. 1926’da Millî Mecmua’da yayımlanan “Ölü” şiirinden sonra 1927 ve 1928 yıllarında (“Leylâ” şiiri hariç) hepsi Hayat dergisinde olmak üzere toplam yedi şiir yayımladı. İlk yazısı ise 20 Aralık 1928’de yine Hayat dergisinde çıktı. Şiir dışında ikinci bir çalışma alanı olarak çeviriye başlayan Ahmet Hamdi’nin 1929 yılında biri E.T.A. Hoffmann’dan (“Kremon Kemanı”), diğeri iseAnatole France’tan (“Kaz Ayaklı Kraliçe Kebapçısı”) olmak üzere iki çevirisi yine aynı dergide yayımlandı. 1930 yılında Ankara’da toplanan Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde, Osmanlı edebiyatının tedrisattan kaldırılması ve okullarda edebiyat tarihinin, Tanzimat’ı başlangıç kabul ederek okutulması gerektiğini söyleyen Tanpınar, kongrede önemli tartışmaların doğmasına sebep oldu. Aynı yıl Ahmet Kutsi Tecer ile beraber Ankara’da Görüş dergisini çıkarmaya başladı. 1932 yılında Kadıköy Lisesi’ne atanması üzerine İstanbul’a döndü. Ahmet Haşim’in ölümü üzerine 1933’te Sanayi-i Nefise’de sanat tarihi öğretmeni olarak görevlendirildi. 1934’te Akademi’nin Estetik ve Mitoloji derslerine de girmeye başladı. Yahya Kemal’in İspanya’daki büyükelçilik görevinden döndüğü 1934 yılında Yahya Kemal üzerine iki yazı yayımladı. Artık dikkatini Türk edebiyatı üzerine yoğunlaştıran Ahmet Hamdi, 1936 yılında Tangazetesinde “Son Yirmi Beş Senenin Mısraları” adı altında beş yazılık bir deneme serisi yayımlamıştır. Aynı yıl ilk hikâyesi “Geçmiş Zaman Elbiseleri”ni tefrika etmeye başladı; ancak bu tefrika 1939 yılında Oluş dergisinde tamamlanabilecektir. 1937 yılında Tevfik Fikret hakkındaki antolojisi Tanpınar’ın yayımlanan ilk kitabıdır. Aynı yıl Abdülhak Hamit Tarhan üzerine de bir yazısı yayımlanmıştır. Tanzimat’ın 100. yıldönümü dolayısıyla 1939’da eğitim bakanı Hasan Âli Yücel’in emriyle Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan 19. Asır Türk Edebiyatı kürsüsüne, doktorası olmadığı hâlde, Yeni Türk Edebiyatı profesörü olarak atandı ve Tazimat’tan sonraki Türk edebiyatının tarihini yazmakla görevlendirildi. Hazırladığı edebiyat tarihinin de etkisiyle 1940’lı yıllarda yazı faaliyetleri yeni Türk edebiyatı etrafında şekillendirdi. Kitap tanıtım yazıları ve İslam Ansiklopedisi’ne maddeler yazdı. 1940 yılında 39 yaşındayken Kırklareli'nde topçu teğmeni olarak askerliğini yaptı. En tanınmış şiiri olan “Bursa’da Zaman”ın ilk hâli “Bursa’da Hülya Saatleri” adıyla 1941’deÜlkü mecmuasında yayımlandı. İkinci kitabı olan “Namık Kemal Antolojisi”ni 1942 yılında yayımladı. 1942’deki ara seçimlerde Maraş milletvekili seçilen Tanpınar, 1946 seçimlerine kadar milletvekilliği yaptı. 1943’te öykülerini içeren “Abdullah Efendinin Rüyaları”’nı yayımladı. Bu, onun basılı ilk edebiyat yapıtıdır. Aynı yıl “Yağmur”, “Güller ve Kadehler” ve “Raks” gibi ünlü şiirleri yayımlandı; “Bursa’da Hülya Saatleri” şiiri, “Bursa’da Zaman” adıyla tekrar basıldı. İlk romanı Mahur Beste 1944’te Ülkü dergisinde tefrika edildi. Tanpınar’ın önemli çalışması Beş Şehir, 1946’da kitaplaştı. 1946 seçimlerinde parti tarafından tekrar milletvekilliğine aday gösterilmeyince bir süre Millî Eğitim Bakanlığı’nda orta öğretim müfettişliği yapan Tanpınar, iki yıl sonra Güzel Sanatlar Akademisi Estetik hocalığına, ardından Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ndeki görevine döndü. Huzur romanı 1948’de Cumhuriyet'te tefrika edildikten sonra büyük değişikliklerle kitap haline getirilip 1949’da yayımlandı. Aynı yıl Milli Eğitim BakanıHasan Ali Yücel’in ısmarladığı XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi adlı eserinin 600 sayfalık ilk cildini yayımladı. İki cilt olarak tasarladığı bu eserin ikinci cildi yarım kalmıştır. Sahnenin Dışındakiler adlı romanı 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edildi. 1953’te Edebiyat Fakültesi, Tanpınar’ı altı aylığına Avrupa’ya gönderdi. 1954 yılında Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanının Yeni İstanbul gazetesinde tefrikası yapıldı; 1955 yılında ise ikinci hikâye kitabı olan Yaz Yağmuru yayımlandı. 1957 ve 1958 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan yazılarına ağırlık verdi. 1959’da edebiyat tarihinin ikinci cildi için kaynak toplamak üzere Rockefeller bursuyla bir yıllığına yeniden Avrupa’ya gitti. Sağlığında yayımladığı 74 şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Aynı Yıl Saatleri Ayarlama Enstitüsü kitaplaştı. 24 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp spazmı sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Aşiyan Mezarlığında Yahya Kemal'e yakın bir yere defnedilmiştir. Mezartaşı üzerinde çok bilinen "Ne İçindeyim Zamanın" şiirinin ilk iki mısrası yazılmıştır: "Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında". Ölümünden sonra Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sağlığında yayımlatamadığı birçok çalışması ölümünü takip eden yıllarda teker teker yayımlanmıştır.[6] Enis Batur 1992 yılında "Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler" adlı bir kitap hazırladı. 1998 yılında da Canan Yücel Eronat tarafından hazırlanan “Tanpınar’dan Hasan Âli Yücel’e Mektuplar” kitaplaştı. Tanpınar’ın önceki kitaplara girmemiş yazıları ve söyleşileri ise "Mücevherlerin Sırrı" adlı altında toplanarak yayımlandı. Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlar 2007 yılının sonunda "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa" adıyla kitaplaştı.