Bir duruşu olmalı insanın,
bir bakışı, bir anlayışı,
bir aşkı, bir davası olmalı.
Gökyüzüne bakmayanların
kalbi daha çok kirlenir.
Ve insan en çok göğe vurgun.
Sonra zifiriliğe, şiire
ve hep Allah'a....
Uçmayı öğrenmeden, göçmeye mecbur
kalmış bir kuş gibi kalbimiz.
Ah şu yalnızlık kemik gibi
ne yana dönsem batar.
Çünkü kırıldım, saç uçlarıma kadar
Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü.
Beni kabullen kendini yanına al gidelim
Çıktığım her yerin kapısını sert kapatmakla tanınırken senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum.
Şimdi yoksun üstelik uzaktasın
Ellerin yapayalnız biliyorum, gözlerin dalıyor yine.
Hep benim için olmalı.
Yine de biri çıksa, nasılsın dese,
Alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
Neyse bitti o şiir başka mısra gerekmez.
Cahit Zarifoğlu
Dil ile okunur Kur'an ;buna "Tilavet" denir. Fakat Kur'an bundan ibaret değildir. Akıl ile okunur Kur'an ;buna "Tefekkür" denir. Kalp ile olunur ; buna "Tefakkuh/Derin İdrak" denir ;bu okuyuş duyguları yakalamak, duygu anaforlarının içerisine girmek, hissetmektir.
Mü'minin kalbine Kur' an inmeli. Kur'an inmeli çünkü Kur'an Allah'ın ihya eden nefesidir;âb-ı hayattır, bengi suyudur. İnsana can verir, ruh verir, aşk verir, saadet-i dareyn verir.