Mavi

Mavi
@Maviben_
Görmeyelden yüzünü ben ki nigârım, Sensedim.. Âh u zâr ile geçer bu rûzgârım, Sensedim. #131594672 #133139755
Norway/stavanger
1 Aralık
512 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ben bir veda okudum...
Puan vermedi·160 syf.··
2021 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2021 12:43
Bir hayat okudum diyerek başlayayım.. Belki bir veda okudum, belki bir aşk, belki bir ayrılık belki bir esaret. Tam anlamlandıramadığım çok değişik duygulara girdiğim cümleler biriktirdiğim bir kitap. Sevgili arkadaşım Oğuzhan Özpolat beni bu güzel eserinle buluşturduğun için öncelikle sana teşekkür ederim. Emeğine sağlık.. Kitabın bende bıraktığı his tam olarak bir adamın, bir kadına gizlice yazdığı veda cümlelerinin derlemesiydi. Kadın da bıraktığı hisleri okurken, o kişinin kendim olma ihtimalini düşündüm. Biri bana bunları yazsa ne hissederdim.. Böyle bir aşk olabilir mi ya da YAĞMUR'A SARILIP AĞLAMAK BULUTU ÜZER Mİ, senin de dediğin gibi ya da HER ÇIKMAZ SOKAĞIN SONU UMUDA DÜŞER Mİ gerçekten? Duygularınızı karmaşık hale getirecek bir kitap okumak isterseniz bu kitabı okuyun. Tam bir sonbahar kitabı..hafif bir melankoli sezebilirsiniz :) iyi gelecek. Son olarak bir not bırakmak istiyorum ve kitabı okurken iyi gidecek bir şarkı. "Ben dokunmak isterim gözlerine, hüznünü alayım diye.." youtu.be/1dVkxqOam9I İyi okumalar...
Mavi Tutsak Sen HasretOğuzhan Özpolat · Ayzıt Yayınları · 2021116 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·128 syf.··
2021 7. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2021 20:33
Bu sabah başladım, az önce kitabı bitirdim. Bütün gün kitabı bitirmemek için uğraştım aslında ama her güzel şey gibi çok çabuk bitti :) İçimde biriktirdiğim, söyleyemediğim/sakladığım ne varsa bugün bu kitap sayesinde okudum ve attım gitti biriktirdiklerimi. Kesinlikle uzunca bir kitap olmalıydı, kitabın bende bıraktığı his oldukça tanıdık. Hani sevdiğiniz bir şarkıyı bıkmadan, usanmadan defalarca dinlersiniz ya, aynen öyle bir yer edindi bende. Yine yeniden okuyabilirim, kitap kendini asla tekrara düşürmeyecek türden. Her okumanızda farklı duygular hissedebilirsiniz kendinizde ya da gün yüzüne çıkarmadığınız bütün duygularınızı sayfalar arasında gezerken keşfedebilirsiniz yeniden.. Sevgiler
Aslında Herkes HaklıAli Lidar · İthaki Yayınları · 20182,970 okunma
10/10
·447 syf.··
2019 22. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 20:55
Aidin Salih ile tanışmam, şifa orucunu araştırmam sonucunda oldu. Evet şifa orucu. 1,3,7,21 şeklinde ilerleyen, belkide tek sayıların sırrı olarak din gereği beynimize zerk edilen sayılar dahilinde tutulan bir oruç şekli şifa orucu. Bedeni aç bırakarak iyi hücrelerin, hastalıklı hücreleri yok ettiğine inanılıyor. Kanser hastaları ve/veya farklı hastalıklara sahip kişiler kitapta hastalıklarına denk gelen oruç süresince sadece su veya meyve/sebze posaları ile oruca başlıyor. Çoğu kendisine iyi geldiğini ve şifa bulduğunu iddia ediyor. Bundan 1,5 sene önce bende psikolojik rahatsızlığım nedeni ile, bu şifa orucunu 3 gün olarak tuttum. Bedenimi normal yeme ve içme düzenimden ayırdım ve tam 3 günümu sadece su ile geçirdim. Şöyle ki: İftar ve sahurda sadece 3 yudum su içerek ve 4 hurma yiyerek bedenimi ve zihnimi temizledim. Sonrasında yavaş yavaş katı gıdalara geçerek bedenime şok etkisi yaratmadım. Sonuç olarak nörolojik problemlerim en aza indi ya da stabil hale geldi diyebilirim,rahatsızlığım ilerlemedi. Kitapta ise hangi hastalığa nasıl çözüm bulursunuz ve bu şifa orucu nasıl yapılır kalem kalem okuyabilirsiniz. İnanılmaz bir kitap,adeta hazine değerinde. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar...Ben çok faydasını gördüm. Umarım ihtiyacı olanlara da yardımı olur. Sevgiler....
Gerçek TıpAidin Salih · Sade Hayat Yayınları · 20152,400 okunma
10/10
·152 syf.··
2019 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2019 19:21
Sürrealist Manifestolar'ın kelime anlamını açarak başlamak gerekirse, "SÜRREALİST=GERÇEK ÜSTÜ MANİFESTO=BİLDİRİ" anlamlarına gelmektedir. Kitap içerisinde, dün,bugün ve yarın anlatılıyor. İnsan yaş aldıkça bu kitabı tekrar okumalı çünkü geçirilen seneye göre asla değişmez dediğimiz fikirlerimiz bile değişiyor. Haliyle kitabın size vereceği mesajlarda farklılaşıyor. Doğru bildiğimiz herşey aslında yanlışsa? Ya çevremizde "ben" merkezimize yerleştirdiğimiz herşey aslında birer hataysa? Bu duruma kısaca tecrübe diyebiliriz. İyi veya kötü tecrübeler edinerek hayatımıza devam ediyoruz neticesinde. Ama ya herşey birer kuramdan ibaretse? Andre Breton bu kitabında tam olarak bu konulara değinmiş. Dün nasıldı,bugün ne değişti,yarın bize ne getirecek? Başucu kitabınız olabilir, her cümlesi altı çizilesi değerde. Keyifli okumalar dilerim.
Sürrealist ManifestolarAndre Breton · Altıkırkbeş Yayınları · 2009176 okunma
10/10
·152 syf.··
2019 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2019 07:39
TARIK AKAN... 1981 öncesi ve sonrası.. Kitapta 12 Eylül'de ismi cezaevi olan ama kitap içerisinde okuduğunuzda işkencenin türevlerinin uygulamalı olarak nasıl yapıldığını öğrenebileceksiniz. Örnek verelim: 1)2 metreye 3 metrelik, camı olmayan hücrelerin içerisine sırf işkence olsun diye büyük kedi boyutunda farelerin atıldığını, 2)Tuvalet izninin özellikle siyasi suçlular için günde sadece 3 defa olduğunu ve bu tuvaletlerin asla temizlenmediğini, buna bağlı olarak siyasi suçluların hücrelerinde tuvalet ihtiyacını giderdiklerini, *2.maddeyi biraz açalım : Sabahları gelen görevli er'lere dışardan istenilen şeyler aldırılıyor. Diyelim ki 1 paket sigara alacak, sigara fiyatının 10 katını verirse alabilir yoksa 1 dal ile idare edecek. Tuvalet izni olmadığı ve kısıtlı olduğu için bol bol kutu süt alıyorlar. Süt enerji verirken diğer yandan da kutularını hücrelerde tuvalet ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyorlar. 3) Siyası-sol görüşlü bir mahkumsa içerideki aklınızın alamayacağı şekilde işkenceler mevzu bahis. Örnek olarak kitapta belirtilen bir örnek verelim: Mahkumun annesi,varsa kız kardeşine türlü işkenceler yapılıyor ve bunlar mahkuma izlettiriliyor. 4) 5 metrelik bir hücrede 40 kişi kalıyor ve burada cam yok,havalandırma yok. Balık istifi gibi dizilip bekliyor insanlar. Bilerek sorguya çağırılmıyorlar, ifadeler alınmıyor. 5)Karşı bir görüş savunur veya denileni yapmazlarsa, çeşitli şekillerde dövülerek nüfus azaltılıyor veya mevcut nüfus sakat bırakılıyor. Örnek verelim yine kitaptan : Emirlere uymayan bir genci Kemik kıran kod isimli bir memur öyle bir dövüyor ki, kulağından kan gelene kadar, henüz cezası görülmemiş kişinin her itirazında dayağın dozu ve şiddeti artıyor. Sonra ne mi oluyor? Sorguya gidenler ya gelmiyor,ya haber alınamıyor ya da eksik
Anne Kafamda Bit VarTarık Akan · Can Yayınları · 20177,1bin okunma