S.

S.
@Mavii_sim
(DM Yok)
13 Temmuz
28 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Biz canlıların çok iyi bildiği bir gerçek daha var: Yaşamın olduğu her yerde ölüm de vardır. Hepimizin duymaktan ya da konuşmaktan korktuğu, soğuk ve bir o kadar da acı bir gerçek olan ölüm. İnternette rastladığım ama kaynağını bulamadığım bir yazıda, yaşam ve ölümün ilişkisi çok güzel özetlenmektedir. Yaşam ve ölüm, kelimelerle tanımlayacağınızdan öte, çok uzun zamandır birbirlerine âşıktır. Yaşam, ölüme sayısız hediyeler gönderir... Ve ölüm onları sonsuza dek saklar.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karaciğer, pankreas, safra kesesi, dalak, mesane, böbrek ve bağırsak gibi diğer organlar ise resmen ikinci sınıf muamelesi gören, gariban organlarımızdır. Bu organların gerçek kıymetini bilenler, ancak bu organları ile ilgili sorun yaşayan kişiler olmuştur hep. Yani etrafınızda, safra kesesiyle gurur duyan birine rastlama ihtimalin gerçekten de düşüktür. Hele bağırsaklar... Hatırlayın, ergen çocukların anne ve babalarından utandıkları garip bir dönem vardır. İşte bedenimizin geri kalan kısmının bağırsaklara karşı hissettiği şeyi de biraz buna benzetebiliriz. Bağırsaklarımız görmekten çok haz etmediğimiz kirli işlerle uğraşırlar ve bizi çok zor durumda bırakma güçleri ve ihtimalleri vardır.
Şüphe yok ki vücudumuzun en havalı organı beyindir. Zira kendi adını koyabilen tek organdır. Hatta bu mantıkla hareket ettiğimizde diğer organların isim babasının da kim olduğu hemen ortaya çıkacaktır.
Her bir organın kendine has görünümü vardır ve tavırları da birbirinden çok farklıdır. Örneğin, vücudun en çalışkan organlarından biri olan kalp, aynı zamanda göz önünde olmaya da bayılır. Belki de "göğüs kafesi" adını verdiğimiz bir kafes içerisinde olduğundan, sık sık kendisini hatırlatmak ister. Bazen o kadar kuvvetli çarpar ki bir kalbiniz olduğunu çok ama çok net bor şekilde hissettirir size. Bazı organlarımız ise çok daha mütevazıdır. Mesela dalak. Kendisine konulan bu kadar kötü bir isme rağmen, size hiç küsmeden işini yapan ve her şey yolunda gittiği müddetçe de sizi hiç rahatsız etmeyen, "on numara" bir organdır.
Ghrol, müziğin insan duyguları üzerindeki etkisini şöyle tanımlar: Müzik hakkında harika olan şeylerden biri de şudur; Sen, 85.000 seyircinin önünde bir şarkı söylersin ve o seyirciler, 85.000 "farklı" nedenle sana ve şarkına hep bir ağızdan eşlik eder.