Günün birinde ya çıldıracağız, ya Dünya'ya hakim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.
İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali
Bilirsin ben de aldırmam giyimime. Etekliğimdeki şu kocaman yağ lekesini görüyor musun? Bir haftadır duruyor. Bütün lekeleri çıkarmaya kalkışacak olursak, yaşamaya zaman bulamayız sonra.
Artık gazete bile okuduğum yok. Ölesiye mutsuzum. Ne var ki, ölmek istemiyorum. Çünkü ölmek bir şeyin (yani ömrün) kullanılması, tüketilmesi, bitirilmesi değil, tamamlanmasıdır. Zaten ben günlerimi kullanmadım, biriktirdim. (Ne için?). Şimdiye dek ne yaptım? Yalnızca bir seyirciydim. Üstelik kötü bir seyirci. Bakmasını bilemedim. Çünkü bilseydim, bana gerekli olan şeyleri görürdüm. Ellerim böyle boş kalmazdı.
Bütün bunları düşünürken yaşımın farkına varıyorum nasılsa. Kendimi kırkımda falan bir yerde bırakmışım, hala oradayım sanıyorum. Yaşımın ilerlediğini de bilmiyorum. Bir de bakıyorum, altmışımdayım. Artık çok geç. Her şey için çok geç.