İnsanın arzu ve çabaları ne kadar da geçicidir! Zamanı ne kadar da kısadır! Dolayısıyla, elde ettiği sonuçlar doğanın tüm jeolojik devirler boyunca biriktirdikleriyle karşılaştırıldığında ne denli zavallı kalacaktır!
Yapabileceğimiz tek şey, her organik varlığın geometrik bir oranla artmak için çabaladığını sürekli akılda tutmak ve her birinin yaşamının bir döneminde,yılın bir mevsiminde,her kuşakta ya da aralıklarla yaşam mücadelesi vereceğini ve büyük kırımlara maruz kalacağını bilmektir. Bu mücadele üzerine düşündüğümüzde, doğadaki savaşın sürekli olduğuna, korkuya yer olmadığına, ölümün genellikle çabuk olduğuna ve güçlü, sağlıklı ve mutlu olanın hayatta kalacağına ve çoğallacağına mutlak bir inançla kendimizi teselli edebiliriz.
Her organik varlığın doğal olarak çok yüksek bir hızla arttığı ve kırıma uğratılmadıkları sürece dünyanın tek bir eşleşen çiftin yavrularıyla kısa süre içinde kaplanacağı şeklindeki kuralın istisnası bulunmamaktadır. Yavaş Üreyen insan bile yirmi beş yılda iki katına çıkmaktadır ve bu hızla devam ettiği sürece, bir yıldan daha kısa bir süre zarfında kelimenin gerçek anlamıyla yavru döllerin ayakta durabileceği yer kalmayacaktır.