Maximillien

Maximillien
@Maximillien
Evli
Üniversite
İstanbul
İstanbul
79 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
İyi ki Doğdun Romantik Komünist...
Büyük şairimiz Nazım Hikmet Ran, 15 Ocak 1902'de Selanik'te doğmuştu. Bugün Nazım'ın doğum günü. Türkiye'nin sınır güvenliğinin, Boğazların sıkça konuşulduğu şu günlerde, birilerinin “vatan haini” yakıştırmalarına inat, Nazım'ı yad etmenin en iyi yolunun, yurtseverliğini yansıtan cümlelerini aktarmak olduğunu düşünüyorum. Günlerden 15 Ağustos 1960. Yer, Moskova'da Sovyet Barış Komitesi merkezi. Bir Türkiye heyeti Komite'yi ziyaret eder. Genel Sekreter Mihail Kotov ev sahibidir. Ruslarla Türkler arasındaki tartışma konusu, Stalin'in 1945'te Boğazları, Kars'ı, Ardahan'ı ve Artvin'i ortak kontrol etme arayışıdır. Ruslar “Stalin haklıydı” deyince, Türk misafirlerden sert karşılık görür. Tartışmanın harareti yükselir. Nazım da tartışmaya katılır. O sırada orada olan gazeteci Orhan Karaveli, “Tanıdığım Nazım Hikmet” kitabında, Nazım'ın tartışmadaki sözlerini şöyle aktarır: “Burada Türkiye'nin toprakları konuşuluyor. Her Türk gibi ben de her gram Türk toprağının Türklere ait olduğuna kaniyim. Vücudumdaki 20 kilo kanı bu bir gram Türk toprağı için dökmeye hazırım…” Yurt sevgisi daha iyi anlatabilir mi? Kendilerinden olmayanları, özellikle de solcuları kolaylıkla “hainlikle” suçlayan siyasetçilerin, Nazım'ın bu cümlelerini okumalarını öneririm.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zamanın acımasızlığı..
Birer birer dökülen takvim yaprakları bize zamanın ne denli hızlı geçtiğini gösteriyor olsa da yaşadığımız bunca ömre sanki birden fazla ömürlük zaman eklenecekmiş gibi biz günlerin hep aynı nakaratta çaldığına ve asla tükenmeyeceğine kendimizi inandırmaya devam ederiz. Tuhaf mahluklarız doğrusu. Ölümden bu denli korkarken, yaşamaktaki ustalığımız da asla hak ettiği yere gelmez. Bazen anlamakta zorlanırım. İnsan, ortalama ömrü boyunca içten gelen bir duygu ile hareket edip, gerçekten istediği bir şeyi yapmakta neden bu kadar geride kalır, neden bir türlü hayal ettiği gibi yaşamaz, yaşayamaz. Elbette, salt insan üzerinden cevaplanabilecek bir soru değil bu. İçine doğduğu aileden büyüdüğü çevreye kadar onun düşünce dünyasını ve yaşam standartlarını etkileyen pek çok etken vardır. Hiçbir zaman kendisine bir şey sorulmamış, fikri alınmamış, ne denilirse yapması beklenmiş ve olup biteni sorgusuz sualsiz kabullenmesi istenmiş bir insandan aksi olacak şekilde protest bir davranış beklemek zor olsa gerek. Ama kuşkusuz onun ruhunun derinliklerinde onu huzursuz etmeye, aklını kemirmeye devam eden sancılar vardır ve var olacaktır. Seslerin, imgelerin, gökteki kuşların, sudaki zerrenin, alından moruna dek tüm renklerin kendi devinimi içinde bir anlam meydana getirdiği bu zaman dilimindeki yerimiz amaçsız ve sevgisiz bir noktada son bulmamalı. Gözlerini dünyaya açan, hatalar ve doğrular yaparak büyüyen, kavramları tanıdıkça içinde yaşadığı dünyayı da tanımaya başlayan insan, yaşam ile ölüm arasında yığılan sıkıcı meselelerden kendisini sıyırıp, zaman bütünün onun için sanıldığı gibi sonsuz olmadığını anlamalı ve kısıtlı ömrünü renkli kılacak davranışlar geliştirmelidir. Başka bir dünya daha yaşamayacağımız gibi ölümden sonra bizi karşılayacak sonsuz bir zaman da olmayacak.
Akp politikaları ve 20 yaşında intihar eden gencecik bir insan Sibel ünlü..
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2018 yılında 3 bin 161 kişi hayatına son verdi. Verilere göre, hastalıklar, geçim zorluğu ve aile geçimsizliği intihar nedenleri arasında önemli yer tutuyor. Artan intihar vakalarını d intihar girişimlerinin psikososyal ve ekonomik boyutlarıyla ele alınması gereken çok boyutlu toplumsal bir sorun olduğunu ortada iken hükümet A haberle ayakta kalmaya devam ediyor. Türkiye'de 2000'lerin başlarında her yıl 2 binli rakamlarla ifade edilen intihar sonucu ölüm vakaları, 2012 yılından itibaren 3 bine çıkmış durumda. İntiharlarla ilgili en son yayımlanan istatistik 2018 yılını kapsıyor. Buna göre, günde ortalama sekiz kişi yaşamına son verdi. Ülkede 2017'de 3 bin 168, 2016'da 3 bin 193, 2015'te 3 bin 246, 2014'te 3 bin 169 kişi intihar sonucu yaşamını yitirddiği kaydedildi. 2018'de, 432 ölümle en fazla intihar vakası İstanbul'da olduğu belirtilirken sırasıyla Ankara (194), İzmir (186), Bursa (119), Konya (103) takip etti. Raporda 2018'de 2 bin 391'i erkek, 770'i kadın olurken erkeklerin oranı yüzde 75,64, kadınlarınki yüzde 24,36 olduğu bunlar TÜİK resmi verileri. İntihar girişimlerinin çok boyutlu bir olgu olduğu ortada intihar girişimine karar vermenin ve gerçekleştirmenin her ne kadar bireysel bir girişim gibi görünse de bunun ekonomik, siyasal ve kültürel belirleyicileri de olduğuna da değinmek gerek. Ekonomik kriz, savaş, çatışma dönemleri ile siyasal kriz dönemlerinde intihar ve madde bağımlılığında artış olduğuna görüyoruz“Bu tür durumlarda bireylerde, kaygı bozuklukları gibi ruhsal sorunlara daha sık rastlandığı bir gerçektir. Yine toplumsal gerginlik, belirsizlik, çatışma, umutsuzluk, dayanışma ve sosyal destek sistemindeki yetersizlikler intihar vakalarında artışa zemin hazırlıyor. Son zamanlarda haberlere