‘Bunlar çok büyük olabilirlerdi ama,’ dedi, ‘hiç okumuyorlar. Yani hiç yaşamıyorlar.Bir yere gelip takılmışlar. Oradan sonra artık kendi kendilerini harcıyorlar.Yazık!’ Dedi
“Dünyada insanoğlu ne kadar rahatlayabilirdi… Çünkü aslında kendimizi acılara gene kendimiz sürüyoruz. Akıl herzaman doğru çalışmıyor,çeşitli hırslar,isteklerde yanılmaları kolaylaştırıyor.En kötüsü kendi kendimizle çoğu zaman çelişmeli yaşadığımız halde başka bir insanla birlik kurmaya ,duygularımızı birbiriyle hiç ayrıntısız eşleştirmeye çabalıyoruz.”Duvardaki levhalardan birine bir zaman baktı.Daha acı gülümsedi.”Aslında gerçekten rahatlamaz,avunur ademoğlu…Belki de avunmamız bile kendi sanımızdır. En iyi avuntu da dünyadan vazgeçtiğimize , hırsları zincirlediğimize kendimizi inandırmak…yalan da olsa inandırmak..”
Güneş her gün yakıyordu. Zaman’ı yakıyordu. Dünya hızla çember ciziyor ve kendi ekseni etrafında dönüyordu, zaman da Montag’dan yardım almadan seneleri ve insanları yakıyordu zaten .