Halbuki bugün sonsuz
zaman ve mesafenin içinde ben neyim? Bir solucandan, bir ayrık kökünden daha
ehemmiyetsiz, daha değersiz, daha lüzumsuz bir mahlukum...”
içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... Tembellik var... Iradesizlik, bilgisizlik ve bunların
hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey
üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle
kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta
dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul
kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
hiçbir tarafları birbirine
benzemeyen, hiçbir müşterek düşünceleri ve görüşleri olmayan iki insanız... Kim bilir ne gibi sebeplerle tesadüf bizi birleştirdi