Mayk

Mayk
@Maykwhatsup
14 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Bütün bunlar, aslında Marco Polo anlatabilsin ya da anlattığını hayal edebilsin ya da anlattığı hayal edilebilsin ya da nihayet kendi kendisine, aradığının hep önündeki bir şey olduğunu ve söz konusu geçmiş bile olsa, bunun, o yol aldıkça, adım adım değişen bir geçmiş olduğunu anlatmayı başarabilsin diyeydi, zira yolcunun geçmişi, ta­mamlanmış bir güzergaha göre değişir: her geçen günün üzerine bir gün daha eklediği yakın geçmiş değil, çok daha uzak bir geçmiştir bu. Her yeni kente geldiğinde yolcu, bir zamanlar kendisinin olduğunu artık bilmediği bir geçmişini bulur yeniden: artık olmadığın ya da sa­hip olmadığın şeyin yabancılığı, hiç senin olmamış yabancı yerlerin eşiğinde bekler. …Yolcu sahip olduğu tenhayı tanır, sahip olmadığı ve olmayacağı kalabalığı keşfederek. "
Sayfa 76·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Para isteriz!
Dağlara tırmanmak, kumlu sahillerde yalınayak yürümek, tuz denizlerini gönlümüzce yarıp geçmek iste­riz. Resimli atlaslar ve seyahat kitaplarına bakıp durmak­tan yorulduk; gidip aralan görmek isteriz. Başyapıtların soluk fotoğrafları ve kötü kopyalarından bıktık. Bu resim ve heykelleri gözlerimizle görmek, bu şarkıcı ve müzis­yenleri kulaklarımızla duymak isteriz. Hindistan’da açlık varsa, kasabaya bir kütüphane lazımsa ya da yakınımız­daki yoksul adam atlarından birini kaybeder ve hastalanırsa, elimizi cebimize atıp yardım etmek isteriz. Ve bü­tün bunları yapmak için, para isteriz!
Sayfa 119·Kitabı okudu
SAĞLIK, ÇALIŞMA ve bir YAŞAM FELSEFESi
Ucuz kağıt, gri hücrelerden daha zor bozulur ve kurşunkalem izleri, hafızadan daha kalıcıdır. Ve çalışın. Büyük harflerle yazalım, ÇALIŞIN. Sü­rekli çalışın. Bu dünyayı, evreni, güç ve maddeyi, kurtçuklardan ilahi varlıklara kadar tüm güç ve maddenin içinde ışıldayan ruhu keşfedin. Bütün bunlarla demek istiyorum ki, bir yaşam felsefesi için ÇALIŞIN. Bir ya­şam felsefeniz bulunduğu ve ona sahip çıktığınız sürece, bu felsefe yanlış da olsa zararı yoktur. Üç önemli şey şunlardır: SAĞLIK, ÇALIŞMA ve bir YAŞAM FELSEFESi. Buna bir şey daha ekleyebilirim -ha­yır, eklemek zorundayım: SAMlMlYET. Bu olmadan, di­ğer üçü faydasızdır; bu olursa, büyüklüğe ulaşıp devler arasında yerinizi alabilirsiniz.
Sayfa 112·Kitabı okudu
lnsan dün­yası dev bir dalgayla ilerilere atılacaktır.
Dünyanın doğal kaynaklarıyla, makineler de icat edilmişken, akılcı bir üretim ve dağıtım organizasyonu ve israfın benzer bir akılcılıkla önlenmesiyle, becerikli işçiler herkesi doyurmak, giydirmek, barındırmak, eğit­mek ve herkese makul ölçüde yaşam lüksü sağlamak için, günde iki ya da üç saatten fazla çalışmak zorunda kalmayacaktır. Maddi yokluklar ve perişanlık, ölesiye çalışan çocuklar, hayvan gibi yaşayıp ölen erkekler, ka­dınlar ve bebekler kalmayacaktır. Sadece maddeye değil, makinelere <le hakim olunacaktır. Öyle bir günde, bu­ gunün açlık güdüsünden daha iyi ve soylu bir güdü or­taya çıkacaktır. Hiçbir erkek, kadın ya da çocuk boş mi­desinin etkisiyle hareket etmeyecektir. Tersine, hecele­me yarışmasındaki bir çocuk, oyun oynayan oğlan ve kızlar, yasalar bulan bilimciler, o yasaları uygulayan bu­luşçular, kanvas boyayıp kile şekil veren sanatçılar ve heykeltıraşlar, insanlığa şarkılar ve devlet yönetimiyle hizmet veren şair ve devlet adamları gibi hareket ede­ceklerdir. Bu durumdaki bir toplumun ruhsal, entelek­tüel ve sanatsal yükselişi muazzam olacaktır. lnsan dün­yası dev bir dalgayla ilerilere atılacaktır.
Sayfa 71·Kitabı okudu
hiç yaratılma­yan servet sebebiyle sefalet çekilmesidir!
Modern insanın besin ve barınak bulma yeterliliği mağara adamından bin kat fazlaysa, niçin bugün Birleşik Devletler'de gereğince beslenip barınamayan 10,000,000 insan var? Mağara adamının çocuğu çalışmak zorunda değilken, niçin bugün Birleşik Devletler'de 80,000 ço­cuk canlan pahasına tekstil fabrikalarında çalışıyor?… Ama mesele, sermaye sınıfının serveti kendine alması sebe­ biyle insan kitlelerinin sefalet çekmesi değildir. Mesele çok farklı. Asıl mesele, insan kitlelerinin sermaye sınıfı tarafından alınan servet sebebiyle değil, hiç yaratılma­yan servet sebebiyle sefalet çekmesidir. Bu servet yara­tılmamıştır, çünkü sermaye sınıfının yönetimi fazlasıyla israfkar ve akıldışıdır. Sermaye sınıfı, kör ve açgözlü davranmış; yönetimde elinden gelenin en iyisini yap­mamakla kalmamış, en kötüsünü yapmıştır. Olağanüstü derecede kötü bir yönetimdir bu. Bu hususu abartmı­yoruz.
Sayfa 70·Kitabı okudu