Маzluм

Маzluм
# Hiçbir şeye sahip olmayanın elindeki alınacak. Matta, 25:29
Дожехь
119 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
Mülhem Teraneler- Vol.III
Puan vermedi·184 syf.··
2024 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 19:40
Ey kötülük alevini salan Salt yüce Güç; Bırak da kavrulalım ateşinde Senin nefesinden olana, Baş edelim arzuyla istence Sıradana, yığına sal görkemli Kudretini Biz yücelerin yücesi akıldan Sakın! Ve nedenidir varoluşumuz Birbirinin... "Memento DEUS" — Yaratıcı kudretin zerresine değin yansıması insan; güçlü, sağlam, sağlıklı, aşkın ideallerle yol alan - hükümran lanetinden kaçın; ezilmişliğin, nakıs ruhluluğun, Köleci ediminin; - kulluk değil istenci, aynadaki kıvanç seyridir onun arzusu, sendeki O istemi. O'nun tahakkümünü icra eyle- O ol yeryüzünde ( olmasa bile ). Tanrısallıkla ilişki soylu bir birlikteliktir; mağrur ve vakar, bilen ve bilinen, - ya da bilinemeyen-. Ne köleci ne çileci Ne de yazgıcı. Homo Deus Ya da Homo Kâfirus — Temel güdülerinden; doğasından ve doğallığından kaçmanın son uğrağıdır Tanrı. Kendinden çıkışın - kaçmanın - baş dönmesidir; bu hayal ve teselli dünyası; birkaç avuntu birkaç kuruntu, var mı ötesi- beri gelin. Ya da geri kaçın şu kutsal sunağınıza. Yıkıcılığınla yarat varlığını; kendini kendinde kendi için ebediyen var et - işte sancılı yaratma-, verili yazgıyı yadsıma, olmak öz-yazgısının efendisi; kalem tutanı ve kılıç tutanı ve kılıç kuşananı.
Ahlakın Soykütüğü ÜstüneFriedrich Nietzsche · Say Yayınları · 20232,653 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mülhem Teraneler- Vol.II
Puan vermedi·176 syf.··
2024 36. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2024 21:28
Dolaysız karamsarlık simülasyonunun " Kuramsal Terörist" simülakrı olan zat-ı Tellal, olay ufkunda elinde tuttuğu ve Tanrıçalardan gasp ettiği ışığı, farksızlığın esrikliği etkisiyle kaybolmuş dünyanın bağrından kayıtsızca bakarak ve sağır gözlerin önünde hiçliğin sakin ve karanlık sularına salıveriyor O son umudu... "Gelişme(!)"lerin yoğun ve aralıksız salvoları karşısında olduğu gibi kalma olanaksızlığnın sonucunda benzeşimlerin artarak dünyayı küçültüp ve en sonunda da tedricen içine kapanmaya/kapatmaya götürmesidir bir nevi büyübozumu. Hasıl-î Kelam, değişimin kaçınılmazlığı ilkesi uyarınca her karşıt duruş tutumu, karşıt özneyi edilgen bir pozisyona çekip iç zehirlenme ile saf dışı bırakarak kabulün kabullenemezliği yoluyla kötümserlik öfkesinin kusmasına götürür.. NOT: BAUDRİLLARD okumanın zihinsel orgazm hazzını verdiği mutlaktır! HEGEL'deki gibi zihinsel sakso durumu namevcuttur. —-—
Kötülüğün ŞeffaflığıJean Baudrillard · Ayrıntı Yayınları · 2012661 okunma
Mülhem Teraneler- Vol.Ι
Puan vermedi·167 syf.··
2024 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 17:18
"Bir fenomen zıddıyla giderilmez, aksine daha baskın 'aynısı' ile giderilir. Zıddı onu kaçınılmaz kılar." "Kan dökme istemi döl dökme istemi ile eşdeğerdir." — Mevcut sosyal etkenler ve koşullar tarihin olumsuz belirlenimlerinden pay alarak, arkaik güdülerin yeniden üretilip dolaşıma sokulmasıyla, insanın derinlerinde saklı içsel/dürtüsel yıkıcılığını ortaya çıkarması sonucunda "şiddet" edimi kaçınılmaz hale getirilir. Makul bir gerekçe ile en masum insan bile böylesi edimlerden kendisini soyutlayamaz, eylemi tüm benliğiyle benimser ve yok edici rolünü başarıyla gerçekleştirir. Çünkü dışsal belirlenimlerin özne üzerindeki tahakkümü, kendisinin yani öznenin muhakeme yetisini ele geçirir, seçme özgürlüğünü ve şansını tamamen bertaraf edip özneyi "bilinçsiz fail" konumuna devşirmiştir. "Ulvi gerekçeler" aynı zamanda merhamet, vicdan vs. gibi duygusal çatışmaları da köreltir. Çarpık ussallaştırmalar ile eylemin temel dayanağı tamamlanmış oluyor. Şiddet ve/veya Kötülük, sosyal ketlemeler -önleyici olmakla birlikte tetikleyicidir de- yolu ile cebren baskılanmış; yüzleşilmesi müthiş korkutucu olarak addedilen, saklı ve yasaklı bir içgüdüsel "arzudur." Her arzu gibi Şiddet arzusu da tatmin olma gereksinimini yoğun veya yüzeysel bir biçimde karşılar ve karşılanılmak isteği duyar. Özne ya bilfiil (aktif) ya da mevcut olarak yapılanlar (pasif) üzerinden tatmin ihtiyacını karşılar. Şiddet olgusunun kamusal alana yoğun görsel arzı, pasif konumunda bulunan bireylerce talep edilebilir bir meta aracına dönüşür. En bariz örneğini mafyatik temalı film ve dizilerin bireyler üzerindeki olumsuz etkisini gösterebiliriz. Kitaba gelirsek, kapsamı ve derinliği açısından fevkalade zihin açıcı... Olay ve olguları yetkin referanslarla derinlemesine irdelemesi bakımından ve aynı zamanda
Sevgi ve Şiddetin KaynağıErich Fromm · Öteki Yayınevi · 20001,703 okunma
Olumsuzluğun Olumlanmasının Olumsuzlanması
Puan vermedi·72 syf.··
2024 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 13:20
Doğu bloku dünyasının gerileyip çökmesi ile beraber tek dünya haline gelen Batı dünyası, kendisinin yerine ikame edilecek alternatif bir sistemin olmamasından dolayı her türlü "sosyal' ve 'bireysel' karşı çıkışlara kanalize olabilecek, "bilinçli bilinçsizlik" yoluyla sözüm ona yeni sosyal hareketlere -ki bunlar daha az tehdit oluşturur- çanak tutmuştur. Daha çok "sınıfsal değil bireysel düşünmeye" şartlandırılmış ve hatta küçük gruplar diyebileceğimiz türden neo-liberalizmin çıktısı hareketler, statükonun etrafından dolanarak ara ara sosyal ödevlerini(!) yerine getirerek deşarj olup günü bitirirler. 'Amor system' Kitap öngörülülebilir bir dünyayı öngörülemez bir dünya gibi lanse ettirip, sorunlara uyum sağlamayı/kabullenmeyi salık verir. Modern çağın ekonomi-politik eşitsizliklerine/sorunlarına, antik çağın fikirleri yoluyla baş etme acziyetini benimseme yoluna giriyor. Aynı zamanda buna seküler inançları da ekleyip (yoga, mindfulness, kişisel gelişim/başarı vb.) cennet vaadi tamamlanmış oluyor. Temel soruna odaklanıp onu dönüştürmek/değiştirmek ve yapıcı çözümler geliştirmek yerine, sorunu doğal ve aşkın bir pozisyonda tutup, bireyselliğe indirgenen bir çözüm arayışına götürüyor. Küresel ve azgın sermaye ile etrafı çevrelenmiş, hareket kabiliyeti tamamen yok olmuş "modern özne"den, antik dünyanın kendine yeten dinozor adamının öğretileri ile hayata kalmasını beklemek... 'You can do it' Her türden sermayeden yoksun bırakılmış bireyin, sorunu ve çözümü kendinde bulması isteği; bireyde öz-suçluluk, öz-yetersizlikten kaynaklı sosyo-psiko dengesizliklere neden olup, bireyi kaotik bir içsel çatışmanın ortasına sürüklemesi kaçınılmazdır. Son olarak "Evrensel sorunlara lokal çözümler getirme girişiminin" ne denli beyhude bir çaba olduğunu belirterek, Zygmunt Bauman'a da
Öngörülemeyen Bir Dünyada YaşamakFrederic Lenoir · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023528 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2023 119. kitabı
Dosto di vê berhemê de hebûn, bandor û hewcedariya dijberan bi awayê herî hêsan û tevlihev radigihîne. Dijberiya dil û hişê wî xwe di hunerê/ berheman de eşkere dike. Ew dikare di heman demê de bi hostatiyeke mezin, du karakter û du ramanên dijber ên cuda bide berhev û pêşkêş bike. Wek mînak: '... tiştê ku min xemgîn dixîne, bîranîn in. Her bîranîneke demên buhurî kêfê li min direvîne.' Li cîhekî de jî wiha dibêje: 'Dilekî teng û bi kovan dikane bi bîranînan jîndar bibe.' Dibe ku van peyvan di hişan de wek nakokiyek bên xuya kirin. Lê her tişt li gor rewş û nêrînan diguher e, ev jî xwe wek nakokî dide pêş û dudiliyek kûrahî der tîne holê. Ev jî jiyan û hunera Dostoyevski ye.
Merivên RebenFyodor Dostoyevski · Avesta Yayınları · 202076,8bin okunma