“Bütün dinlere göre, en büyük acı nedir biliyor musunuz?”
“Cehennem azabı?” diye tahmin yürüttü Stan fazla düşünmeden.
“Evlat acısı,” dedi Bahri Benan gözlerini ona dikerek. “İnsanın yaşayabileceği en katlanılmaz, en korkunç duygu.”
İnsanı anlık bir zaman yolculuğuna sürükleyen koku her ne idiyse, çekiciliğinden ya da iticiliğinden bağımsız, her zaman hazin, ağır ve ekseriyetle de rahatsız edici bir hisle birlikte geliyordu. 
Öfkeli, kırgın, yaslı, tedirgin… fazla beklenti taşımayan yüzlerdi gördüğü. Tek tük gülümseyenlerde bile bu azıcık yaşam enerjisi nedeniyle mazur görülmeyi bekleyen mahcup bir ifade. Dikkatle bakıldığında gözlerinde küçük parıltılar görmek mümkün, nesiller boyu tabiat, alıcı kuşlar ve zorbalarca kıyıma uğramış bir türün tetikte zekası. Nice yiğitlerin tasvire çalışırken telef olduğu tablo: Türkiye’nin ruhu.