Yazar aslında çok büyük bir hikayeyi küçük adımlarla anlatmış, hikaye akıyor, mutsuz, hüzünlü bir yere doğru gittiğini hissediyorsunuz, bazen biri müdahale edecek, güzel bir yöne dönecek diye umut ediyorsunuz. Ama... tam o anda daha da kötü bir şey oluyor :/ Arthur Geary çok bizden, bazen kim istemiyor ki işten evden o yapmacık sosyal çevreden uzakta, kalabalıkta ama kendiyle birlikte, korunaklı bir yerde olmayı ? İnsanları yalnızlaştırıp yalnızlıktan olmadık çarelere başvurunca da deli damgası yapıştırmak, gerçekten de bir rahatsızlığı olabileceğine inandıkları halde bunu şova çevirmek... korkunç ama günümüzde o kadar yaşanılabilecek sıradan bir olay ki..
Biraz da Rus klasiği hissi veren bu romana bir şans verilmesini isterim, özellikle de yaşadığınız yerde hafiften kar yağmaya başlamış, gökyüzünde kar tanelerinin uçuşmasını izleyebiliyorsanız