5. Bölüm,
Alt başlık: Sahâbe, Tâbiin ve Onlardan Sonra Gelen Tassavvuf Erbâbı Salihlerinden Bazılarının Vefâtları.
İmam Şâfiî ölümcül hastalığında yatağında yattığı bir sırada, Müzenî onu ziyarete gelir. İmam Şâfiî'ye: "Ey Abdullah'ın babası! Bugün geceni nasıl geçirdin? Nasıl sabahladın?" diye sorar. O da: "Dünya'dan ayrılacak bir yolcu olarak ve arkadaşımdan ayrı düşecek, kardeşlerimden uzak kalacak biri gibi, işlediğim yanlış amellerimle yüzyüze geleceğim ve ölüm bardağından içeceğim bir sabah olarak uyandım. Allah'ın huzuruna gidiyorum, ama ruhum acaba cennete mi gidecek, bundan dolayı kendisini tebrik edeyim. Yoksa cehenneme mi gidecek, tâziyesinde bulunayım, bilemiyorum." diye cevap verir. Daha sonra da şu şiiri okur:
"Katılaştı yüreğim tıkandı yollarım Rabbim!
Senden avf umudumu sana doğru kıldım
merdivenim Rabbim! (Burada aslında ümidim , senin avfınla giden bir merdivendir meali vardır)
Gözümde kusurlarım dağlar gibi büyüdü Rabbim!
Avfınla karşılaştırınca yanında küçüldü günahım Rabbim!
Sen hep avfettin ve sürekli de avfedensin Rabbim!
Cömertliğinle, ikramınla sen hep bağışlarsın Rabbim!
Olmasaydı hikmetin aldanmazdı bir âbid, İblis'e Rabbim!
Hikmetinle seçkin kulun Adem bile aldandı İblîs'e Rabbim!"