Mücahit Tekin

Altın kafes..
1892'de İstanbul'a gelen Afgânî, öldüğü 1897 senesine dek Sultan İkinci Abdülhamid'in "altın hapishanesi"nde her türlü maddi ihtiyacı karşılanarak yasar. Ancak butün hareketleri kontrol altındadır.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
1000Kitap
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Dinin kafasını, dinin kılıcından gayrı ile kesmeyiz!
Afgani bir makale yazdı. Bu yazıda "Müslümanların geri kalmasının sebebinin Müslümanlar değil, İslâmiyet olduğunu; tıpkı Hristiyanlık'ta olduğu gibi İslâm'da da reform yapıldığı, Mūslümanların din zincirinden kurtulduğu takdirde uygarlık yolunda ilerleyeceklerini" iddia ediyordu. Makaleden haberdar olan Abduh, hemen Arapçaya tercūme ederek Müsl8manların da bu "kıymetli(!)" yazıdan istifade etmesini istediğini Afgânî ye yazdı. Cevaben, "Mūslümanların henüz buna hazır olmadığını" ifade eden mektup geldi. Bunun üzerine Abduh, Afgâni'ye teşekkūrden sonra "İşlerimiz senin sünnetin üzeredir; dinin kafasını, dinin kılıcından gayrı ile kesmeyiz!" şeklindeki şayan-ı dikkat cevabını yazdı.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Ezher masonlaştırılıdı...
Afgâni'nin önde gelen izleyicilerinden ve reformistler arasında ilk ismi geçenlerden M. Abduh, İngilizlerin Misır'ı işgalinden sonra 1888'den 1905'te ölümüne kadar Mısır müftüsü olarak vazife yapmıştır. Bu zaman zarfında, daha önce hocası Afgâni'nin Allah'a inanmadığı için kovulduğu Ezher kadrosunun büyük kısmını masonlaştırmıştır.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
1000Kitap
Sömürülen ülkeler nasıl kalıcı sömürge haline getirilir..
Haçlı ordularıyla İslâm dünyasına müdahale edemeyen Batı, Sanayi Devrimi ile ekonomik ve askerî gücünü artırmış, Ortadoğu, Afrika ve Asya'yı sömürgesi hâline getirmişti. Kısa süre içerisinde de işgal edilen ve sömürgeleştirilen Müslüman ülkeler üzerindeki sömürü düzeninin devamını sağlamak ve bu ülke halklarını kontrol altına almak için, İslâm akide, ibadet ve cemiyet esaslarını tahrip etmek üzere projeler hazırlandı. Hatta bu maksatlarla "“işbirlikçi, reformist din adamları" yetiştirildi.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
1000Kitap
Din'de Tecdid ve Reform arasındaki fark..
Belirtmek gerekir ki dinde reform ile dinde tecdidi karıştırmak son derece yanlıştır. Zira tecdid; dinin unutulan, yozlaştırılan esaslarını yine İslâm'ın temel kaynaklarına uygun olarak yeniden hatırlatmak veya dinde yeri olmadığı hâlde, sonradan uydurulan hurafeleri, bid'atleri dinden temizlemek demektir. Halbuki reform ile, dinin esasları kökten değiştirilmekte, reformistlerin heva ve heveslerine, genellikle de sömürge (devletlerin) hesaplarına göre usuller ihdas edilmektedir.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
1000Kitap