Maske ve yüksek tabanlı kunduralar, yüzü temel öğelerinde silikleştiren ya da daha
çok belli eden makyaj, abartan ya da basitleştiren giysi; bu evren, görünüş uğrunda her şeyi harcar, yalnızca göz için yapılmıştır.
Tiyatronun koşulu, yüreğin yalnızca devinimlerde ve bedende, ya da bedenin
sesi olduğu kadar ruhun sesi olan sesle belirtilmesi ve anlatılmasıdır. Bu sanatın yasası
her şeyin büyütülmesini ve etin diline
çevrilmesini ister. Sahne üzerinde, nasıl sevilirse öyle sevmek, yüreğin o yeri doldurulmaz sesini kullanmak, uzun uzun seyreder gibi bakmak gerekseydi, dilimiz şifreli bir dil olarak kalırdı. Burada sessizlikler de işitilmelidir. Aşk sesini yükseltir, kımıltısızlık bile gösteri olur. Her şeyden önce beden egemendir.