Akabe biatlarının önemli isimlerinden, Filistin'in ilk İslâm valisi Ubâde b. Sâmit (ra) (ö. 34/654), İki Cihan Serveri Efendimiz'den (sas) Ramazan'ın anlam ve değerini ifade eden şu sözleri aktarmıştır:
"Ramazan ayının yaklaştığı bir günde Resûlullah (sas) bize şöyle buyurdu: Ramazan ayı bütün bereketi ile size geliyor. Allah o ayda sizi zengin kılar, bundan dolayı size rahmet indirir. Hataları yok eder, o ayda duaları çokça kabul eder. Allahu Teâla sizin Ramazan ayında hayırlarla yarışmanıza bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. O hâlde iyilik ve hayırdan yana Allahu Teâla'ya kendinizi gösterin. Ramazan ayında Allah'ın rahmetinden kendisini mahrum eden bedbaht kimselerden olmayın."
“Ey Müslümanlar! Siz ne kadar da akıllı insanlarsınız! Demek ki Kur’ân’daki bütün ağır hükümler Ehl-i kitaba, bütün müjdeler ve kolaylıklar ise size ait, öyle mi? Vallâhi bu iki kapak arasındaki her ayet; zorluğuyla kolaylığıyla, uyarısıyla müjdesiyle doğrudan bizimle ilgilidir!” [Süyûtî, Dürrü’l-mensûr, 2/507].
Kimi zaman kalbin sapabilir, kimi zaman nefsinin peşinden gidebilir; fakat sen her hâlde Rabb’inin yolunu gözet, her gün yeniden O’na yönel, nefsini ve aklını O’nun emirleriyle sabitle, işte hidâyet buna bağlıdır. [İbn Kesîr, Tefsîr, 2/411].
Yâ Rabbî!
Bizleri, sahâbe efendilerimiz gibi namazı özleyen, vaktini gözleyen ve onunla huzur bulan kullarından eyle. Bizleri namaza hasret duyan, namazla dirilen, namazla arınan kullarından kıl. Zira biz biliyoruz ki, namazı gerçekten sevenler, onunla birlikte bambaşka manevî bir iklime erişirler.