Hayat, sevinç ve kederin, acı ve tatlının iç içe geçtiği bir imtihan sahasıdır. İnsanlık, bu iki duygu arasında sürekli değişim içindedir; bugün zirveye çıkan bir sevinç, yarın yerini hüzne bırakabilir. Allah Resûlü (sas), hayatın bu iniş çıkışlarını bizzat yaşayarak, ümmetine her durumda dengede kalmayı öğretmiştir.
"Onlar korkarak ve ümit ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar.Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez."
(Secde 32/16,17)
Abdullah b. Ömer’in (ö. 73/693) hayatı boyunca rehber edindiği şu ölçü, dertlerin girdabında boğulan her mümin için zamansız bir nebevî reçete mahiyetindedir: “Biz ne zaman bir imtihan ile baş başa kalsak, ya Resûlullah’ın yokluğunu ya da onun (sas) çektiği çilelerin büyüklüğünü hatırlar ve böylelikle kendi derdimizi unuturduk.”