Ümran

Ümran
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Gerçekten de hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız ve bencillik dediğimiz şeyden yoksun ilk kişi henüz anasından doğmamıştı, bu ikinci ten, en ufak bir vesileyle kanayan birincisinden daha kalındır.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
...sonsuz bir yorgunluk hissediyordu yalnızca, kendi içine kapanmak için delice bir arzu, gözlerini, ah, özellikle gözlerini, kendi içine döndürebilmeliydi, daha çok, iyice döndürmeliydi, ta ki sonunda kendi beyninin içine erişip gözlemleyebilsin, orada görme ile görmeme arasındaki fark, çıplak gözle görülemez.
Bir yazarın sözü aklıma geldi. Bazı insanlar, okudukları kitaplardan cümle bile hatırlayamadıklarını söyler. O yazar da şöyle cevap verir: "Bir portakal yediğinizde içindeki vitamini hatırlıyor musunuz?" Aslında biz kitaptan, yolculuktan ya da insandan bir ruh bir öz alıyoruz. Onlar yavaş yavaş bizi şekillendiriyor."
"Rızâ-yı Bârî'yi gözle hilâfından hazer eyle. Mukadderde hatâ olmaz hemân yan gel safâ eyle."
"Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası."