Murat AK

Murat AK
@Meczup_81
Atatürk'ü sevmiyorsan emin ol beni de hiç sevmezsin. İnstagram: instagram.com/1okur.yazar
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Lisans
Berlin
312 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·256 syf.··
2025 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2025 15:24
Köklü medeniyetleri vücuda getiren tüm milletler yaratılışı ve yaratılışın doğasını, geleneklere özgü inanç ve uygulamaların sebebini açıklamaya çalışmış böylece mitolojiler meydana gelmiştir. İşte Yunan ve Roma mitolojisi de böyle köklü bir medeniyetin ürünüdür. Fakat bununla da kalmamış, diğer antik çağ eserleriyle birlikte Rönesans'ın katalizörü olup bugünkü Batı kültür ve sanatının temelini oluşturmuştur. Yani bugün entelektüel bir okurun Yunan ve Roma mitolojisinden haberdar olmaması düşünülemez. Zira bu kültür dairesi içerisinde yazılan eserlere baktığımızda doğrudan veya dolaylı olarak mitolojiye göndermeler yapıldığını görüyoruz ama bunu çoğu zaman sadece konuya hakim, kültürlü okurlar fark ediyor. Dolayısıyla bilerek veya farkında olmadan mutlaka yollarımızın kesiştiği Yunan ve Roma mitolojisi hakkında bir fikrimizin olması gerektiği hakkında tüm iyi okurlar hemfikir olacaktır. Bu durumda sorulması gereken soru şu: Nereden başlayacağım? Say Yayınlarından çıkan Mitoloji 101 kitabı mitolojiye ilgi duyup da nereden başlayacağını bilemeyen okurlar için bence harika bir giriş kitabı olabilir. Eser, son derece sade bir anlatımla, mitolojide geçen tanrı, yarı tanrı ve mitolojik kahramanları ve temel söylenceleri okuru sıkmadan anlatmayı başarıyor. Ayrıca antik dönem ozanları hakkında bilgi verip anlatıların bugüne yansımalarını da gözler önüne seriyor. Açıkçası ben, konu hakkında teferruatlı olmasa da malumat sahibi olduğum için sıkılabileceğimi düşünmüş, kitaba önyargılı yaklaşmıştım. Fakat yanılmışım, hiç sıkılmadım. Konu hakkında hiç bilgi sahibi olmayanlar içinse kitap çok daha keyifli dakikalar vadediyor. Benim bu konuda okuyacağım sıradaki kitabım Edith Hamilton'ın eseri "Mitologya" olacak. Bunu da meraklısına söyleyerek incelememi bitiriyor, herkese keyifli
Mitoloji 101Kathleen Sears · Say Yayınları · 20213,414 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·184 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 15:03
Yol, Jack London’ın Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş, Vahşetin Çağrısı gibi romanlarına kıyasla daha az bilinen otobiyografik romanıdır. Her ne kadar literatürde roman olarak geçse de türü “anı” olarak da vasıflandırılabilir. Zira eserinde 16 yaşından yaklaşık 19 yaşına kadar yaşadığı önemli anları bizlerle paylaşıyor. Anlatının başlangıcı 1892 Amerika’sına uzanıyor. Ekonomik buhran yaşayan ülkede pek çok işsiz ve avare Amerikalı yollara düşmüş; kapı kapı dilenerek, hırsızlık yaparak, trenlere kaçak binip yolculuk yaparak tehlikelerle dolu bir yaşam sürmeyi kendilerine meslek edinmiştir. İşte Jack London da kendilerine “Hobo” diyen bu gezgin berduşlardan biridir. Bu sefil hayatın merkezinde parasızlık, açlık ve doğayla mücadele olsa da Jack London’a göre bu her şeyden önce bir maceradır. Yaklaşık iki buçuk yıl boyunca Amerika’yı en batısından en doğusuna kat edip geri dönmüş. Bu sürede onlarca olay yaşayıp yüzlerce insan tanımıştır. Yaşadığı coşkulu ve macera dolu hayat yazarın kırk yıl gibi kısacık bir ömre bunca eser sığdırmış olmasını açıklıyor. Eser; diliyle, anlatımıyla, olay örgüsüyle sıkılmadan rahatça okunuyor. Sizler de benim gibi “Martin Eden”ı çok sevenlerdenseniz bu kitabı da okuyun derim. Meraklısına hemen söyleyelim: Yol’da geçen olaylar “Martin Eden”ın öncesini anlatıyor. Hepinize keyifli okumalar dilerim.
YolJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,460 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2024 23:24
Merhaba sevgili kitapseverler. Celal Şengör’ün okuduğum üçüncü kitabı olan “Cehaletten Kurtulma Sanatı” ile karşınızdayım. Şengör, kendisine ilham veren yirmi iki önemli kişiyi; asker, devlet adamı, bilim insanını anlatıyor bu kitabında. (Atatürk, İnönü, Cengiz Han, Timur, Evliya Çelebi, Fuat Köprülü, Hasan Ali Yücel, Einstein, İbni Sina, Sabiha Gökçen vs) Kitap için biyografi diyemeyiz. Çünkü bahsı geçen kişilerle ilgili etraflı bilgi sahibi olmak isteyenler için kitap çok yüzeysel kalıyor. Fakat bu konuda Şengör’ü suçlayamayız çünkü eseri yazma nedeni olarak kitabında bu insanların kendilerini nasıl geliştirdikleriyle ve fikirleriyle ilgilendiğini açıklayarak okurların da eseri bu açıdan ele almalarını kendilerinden peşinen rica ediyor. Sıradan bir okur olarak kitabı bitirdikten sonraki düşüncem “okumasam da çok bir şey kaybetmezmişim” şeklindeydi. Nedeni şu: Kitaptaki tüm şahıslar benim ilgimi çekmiyor. Önemsediğim şahıslarla ilgili ise önceki okumalarım ve bilgilerimin üzerine yeni bir şey getirmedi. Ayrıca, Şengör’ü bunda suçlamasam da, bu tarz eserlerde öznel anlatımı ben sevemiyorum. Yani uzun lafın kısası bu sefer bir Celal Şengör kitabı bana hitap etmedi. Peki kimler bundan yararlanır? Gençler! Fikirleriyle, dünyanın geleceğine yön veren insanları; kendilerini nasıl geliştirdiklerini okuduklarında gençler de kendilerinde harekete geçecek bir kuvvet bulacaklardır. Bu nedenle kitabı henüz detaylı biyografik okumalar yapmaya başlamamış gençlere tavsiye ediyor, faydalı olmasını diliyorum. Herkese keyifli okumalar…
Cehaletten Kurtulma SanatıCelâl Şengör · Masa Kitap · 2024781 okunma
Puan vermedi·381 syf.··
2024 17. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2024 12:40
Herkese merhaba. Ahmet Hamdi Tanpınar'ı sanatçı kişiliğinin yanında insani zaafları ve türlü vehimleri ile daha yakından tanımamıza olanak veren bir eser ile karşınızdayım. Bu tip eserler sanatçıyı özel hayatında tanımamızı, dolayısıyla eserlerini daha doğru ve başarılı tahlil edebilmemizi sağlar. Bu nedenle sanatçıların günlüklerinin yayınlanmasını doğru bulmayanların görüşlerine katılmıyorum. Elbette kitabı okurken ben de Tanpınar'ın parasızlığına, borçları yüzünden itibarının zedelenişine, intiharı bile düşünecek hale gelişine çok üzüldüm. Kumar içki vs gibi zaaflarının yaşamını daha da zor hale getirişine, yalnızlığına, kıymetinin yaşadığı dönemde anlaşılamamasına, insan ilişkilerindeki ekşiyen yönlerine müteessir oldum. Evet, çok sevdiğimiz bir sanatçıyı insani zaafları ile hatta bazı yönleriyle sıradan insanlara bile yakıştıramayacağımız zayıflıkları içerisinde çırılçıplak görmek bizi hayal kırıklığına uğratıyor elbette. Fakat tüm bu yaşamın Tanpınar'ı aslında olduğu sanatçı yaptığını unutmamak gerekir. Sözgelimi yaşamını bilmeden ilk şiir kitabını altmış yaşında yayınlamış olmasını ne ile açıklayabiliriz? Bu ve benzer nedenlerle Günlüklerin Işığında Tanpınar'ı ve benzeri çalışmaları oldukça kıymetli buluyorum. İlgi duyan tüm edebiyatseverlere tavsiye ediyorum. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Baş BaşaAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201352 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2024 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 14:04
Sizler de benim gibi Tanpınar hayranıysanız buyurun incelememe. Öncelikle kendisini tanımayanlar için kısaca İnci Enginün'den bahsedelim. Yeni Türk Edebiyatı Profesörü İnci Enginün, başta "Yeni Türk Edebiyatı Tanzimat'tan Cumhuriyet'e" adlı eseri olmak üzere birçok kitabı edebiyat öğrencileri tarafından yakinen bilinen, bu eserleri üniversitelerde ders kitabı olarak okunan kıymetli bir hocamızdır. İnci Hanım'ın hocası Mehmet Kaplan da, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın üniversitede asistanı ve dostudur. Ayrıca İnci Enginün de, Tanpınar'ın yaklaşık iki sene kadar edebiyat fakültesinde öğrencisi olmuştur. Bunları neden anlatıyorum? Biyografik eserlerde birincil kaynaklar son derece önemlidir. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın vefatından sonra kardeşi Kenan Tanpınar, ağabeyinin notlarını, çalışmalarını, mektup, günlük türünden evrakını Prof. Dr. Mehmet Kaplan'a teslim etmiştir. Hazine değerindeki bu kaynak, İnci Enginün'ün de yer aldığı Mehmet Kaplan'ın asistanları tarafından başta Tanpınar'ın tamamlayamadığı "Aydaki Kadın" romanı olmak üzere büyük yazar/şair ile ilgili pek çok kitabın yayımlanmasına vesile olmuştur. İnci Engünün ve Zeynep Kerman, Tanpınar'ın günlükleri üzerinde çalışmışlardır. Tanpınar'ın duygu, düşünce evrenine perdesiz bakmış; onun sanatı, kıymetli fikirleri yanında insani zaaflarına da hayretle tanık olmuşlardır. İşte tam da bu nedenle diyebiliriz ki, Tanpınar'ı, anlatacak en ehil kişinin kaleminden okuyoruz. Eser üç bölümde incelenebilir. İlk bölümde Tanpınar'ın eserleri, bu eserlerde üzerinde durduğu semboller ve kavramlar hakkında detaylı bilgiler yer alıyor. İkinci bölümde yazarın Tanpınar ile ilgili söyleşilerine yer verilmiş. Bu bölüm benim en çok sevdiğim bölümdü diyebilirim. Çünkü söyleşilerin moderatörleri cevapları oldukça ilgi çekici olan çok isabetli
Ahmet Hamdi Tanpınarİnci Enginün · Dergah Yayınları · 201915 okunma