Herhangi bir yerde doğmuş ve herhangi bir adamın oğlu bulunmuş olmak bu kadar önemli değildi. Asıl önemli olan, iki insanın birbirini bulması bu derece güç olan şu dünyada, bu nadir saadete ermekti. Öte tarafı hep ayrıntıydı. Bunların kendiliğinden düzelmesi, asıl büyük noktaya, birbirimizi bulmuş olmak gerçeğine uyması lazımdı.
Fakat böyle olmayacağını da gayet iyi biliyordum. Hayatımızın, birtakım önemsiz ayrıntının oyuncağı olduğunu çünkü asıl hayatın ayrıntıdan ibaret bulunduğunu görüyordum. Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu. Bir kadın, trenin penceresinden dışarı bakabilir, bu sırada gözüne bir kömür parçası kaçar, o önem vermeden bunu ovuşturur ve bu minimini olay dünyanın en güzel gözlerinden birini kör edebilirdi. Yahut bir kiremit hafif bir rüzgârla yerinden oynayarak devrin gıpta ettiği bir kafayı parçalayabilirdi. Göz mü önemli kömür parçası mı, kiremit mi önemli kafa mı, diye düşünmek nasıl aklımıza gelmiyorsa ve bütün bunları nasıl hiç akıl yürütmeden kabule mecbursak hayatın daha başka türlü birçok cilvelerine de aynı tevekkülle katlanmaya mecburduk.
Ne olmuştu? Etrafımda hiçbir şeyin değişmediğini görüyordum. Her şey biraz önce gelirken olduğu gibiydi. Ne bende ne beni saran eşyada bir başkalık vardı. …Buna rağmen artık yarım saat önceki "ben" değildim. Binlerce kilometre uzakta, bir insan yaşamaz oluvermişti. Bu olay günlerce belki de haftalarca olduğu hâlde, ne ben ne Maria herhangi bir şey sezmemiştik. Günlerin birbirinden farkı yoktu. Fakat birdenbire avuç içi kadar kâğıt, her şeyi altüst ediyor, beni bu dünyadan alıp oraya götürüyor, benim buraya değil, telgrafın geldiği uzak yerlere ait olduğumu hatırlatıyordu.
Burada birkaç aydan beri beni saran hayatı sahici zannetmek, bunun devamına ümit bağlamak suretiyle ne kadar yanıldığımı gayet iyi anlıyordum.
Ve bir gün her şey bitti... O kadar basit, o kadar kesin bir şekilde bitti ki ilk anda işin ciddiyetini anlamak benim için mümkün olmadı... Yalnız biraz şaşırdım, bir hayli üzüldüm fakat bu olayın hayatım üzerinde bu kadar büyük, bu kadar değişmez bir tesiri olacağını asla düşünmedim.