Zaten küçüklüğümden beri mutluluğu gereksiz yere harcamaktan korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim. Bu durum gerçi birçok fırsatı kaçırmama sebep olurdu fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim.
Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?
Yatağın üzerine yüzükoyun yatarak kitabı önüme açar, …, saatlerce kalırdım. …Gözümün önünde yepyeni bir dünya açılır gibiydi. Bu sefer okuduklarım, çocukluğumun ve ilk gençliğimin tercüme veya telif kitapları gibi sadece kahramanlardan, fevkalade insanlardan ve görülmemiş maceralardan bahsetmiyorlardı. Hemen hemen hepsinde kendimden, etrafımdan, gördüklerimden ve duyduklarımdan birer parça buluyordum.