Duydum ki, bizi bırakmaya azmediyorsun,
Etme!
Başka bir yâr, başka bir dosta meylediyorsun,
Etme!
Sen yâd eller dünyâsında ne arıyorsun ey yabancı?
Hangi hasta gönüllüye kastediyorsun,
Etme!
Çalma bizden bizi, gitme o yâd ellere doğru.
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun,
Etme!
Ey ay, felek harâb olmuş, ziyân olmuş senin için...
Bizi öyle harâb, öyle ziyân ediyorsun,
Etme!
Ne diye sözler verirsin, ne diye yemin edersin,
Sen yemini ve işveleri siper ediyorsun,
Etme!
Hani o verdiğin sözler, hani o verdiğin vaatler?
Sen sözleri, vaatleri ihmâl ediyorsun,
Etme!
Canım dağlandı, ateşte yandı, ama yetinmedin..
Benzimi sarartıp hicrânla solgun ediyorsun,
Etme!
…
Sen nûrlu alevli gündüz, biz gece gibi yürürüz,
Nereye konsan geliriz, konağını ırak ediyorsun,
Etme!
Sen ki güneşsin, göklerde seninle şenlendi bahçe,
Sensiz neye yarar, böyle soğuk vurup esiyorsun,
Etme!
Sen güneşin ta’ kendisi, biz ardında gece gibi,