Eskiden, zırhımı bedenimin doğal bir uzantısı sandığım yıllarda, ağlamamaya öylesine şartlanmıştım ki, zamanla göz yaşının nasıl çağırıldığını unuttuğumun farkına varamadım. Bir gün artık ağlamadığımı değil, ağlayamadığımı anladığımda şaşırdımsa da pek umursamadım. …Sanki gözlerimin ardında fiziksel bir bariyer, bir gözyaşı barajı vardı da, yükselen damlacıklar oraya takılıyor, onlar orada damlaya damlaya göl olurken, benim payıma bitimsiz bir çöl yazı düşüyordu. Bariyeri yıkmak için ne yaptımsa kâr etmedi. Sonra sonra iki damla gözyaşına bel bağlamaktan da vazgeçtim gerçi, akmazlarsa akmasınlar dedim. Ne var ki gözlerim meseleye benim kadar soğukkanlı bakamadı. O görünmez bariyer yüzünden çöl gibi kavruluyordu zavallıcıklar. Alazlanıyor, eriyor, bir yudum su için yanıp tutuşuyor, ateşi söndürecek tek damlacık bulamayarak kan çanağına dönüyorlardı. Ben de ne yapayım, ele güne narkotik mesajlar vermemek için etrafta başkaları varken kalbimi kıracak şeyler düşünmemeye çalışıyordum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazen yalnızlık her şeyi öyle seyreltir ki, duru bir bakışla görüp seçiverir insan kendine benzeyeni. Sonra ona sarılır ve bir daha asla bırakmak istemez.
İnsan yeterince uzun bakarsa, varlığını yutmaya talip olana bile kapılabiliyor. Kendini ona, onu kendine ait hissedip hücumunda teslimiyetçi erinçler bulabiliyor. Tanışıklığın sahtekâr konforu bu. Bu budalaca yalanı da, ona inanma ihtiyacını da nerede görsem tanırım. Neyse ki kalmaya değil gitmeye, buğulu camdaki parmak izi gibi silinmeye gelmiştim.
Bir de zamanda yolculuk mümkün değil diyorlar. Bedenin böyle gaddarca kayıt tutup insanı sadece ruhsal değil, fiziksel manada da geçmiş sancılara taşıması ne muazzam meziyet.
Sahi, neden şimdi, hayatımın bu perdesinde her şeyi tastamam yerine yerleştirmem gerekmişti? Yıllarca medet umup sırtımı yasladığım anlamsızlık niçin beni çıldırtacak kadar rahatsız etmişti? Cevabı biliyordum aslında. Tam yolumu buldum sandığım sırada haritalar değişmiş, bir şeyler fena halde ters gitmiş, hayat beni kendi kazdığım kuyulara itivermişti.