Küb.

Küb.
@Medfever
Nasıl her şeye bu kadar kolay ikna oluyorsunuz? Anlamadığınız fikirlere tutunuyorsunuz, tanrılara yalvarıyorsunuz, birbirinize sonsuz aşk yeminleri ediyorsunuz… Sonra tüm inançlarınız yerle bir olduğunda, hiçbir şey değişmemiş gibi yolunuza devam ediyorsunuz. Bir de utanmadan buna gelişme deyip aslında hiçbir şeyden ders almıyorsunuz. Sözlerinizin, inançlarınızın kendi gözünüzde bile hiçbir hükmü, değeri yok aslında. Şu ya da bu yol fark etmiyor sizin için; yeter ki sefil varlığınızı manalı kılacak bir yalan olsun hayatınızda.
Sayfa 165
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Güle rengini veren kandır," derken ne demek istediğini şimdi anlıyordum. Hayatımızdaki güzelliklerin, felaket addettiğimiz bazı başka şeylerin neticesi olduğunu anlatmaya çalışmıştı ben kaz kafalı kulunuza. Kendine acımak, geçmişe yazıklanmak faydasız ve anlamsız bir işti. Olmak, olmamanın bir fonksiyonudur.
Sayfa 131
Elinde çekiçten başka bir şey olmayan insan, her şeyi çivi olarak görür.
Sayfa 126
İçimi kaplayan duyguyu izah etmem zor. Kızgınlık, kırgınlık ya da düş kırıklığı değildi. Beklentiye dair beklentisini yitirmek gibi bir şey. Yıllarca ya­sını tuttuğunuz birinin aslında hiç yaşamamış olduğunu öğ­renmek gibi bir şey.
Sayfa 123
Önce devrim yapacağız sonra halkı eğiteceğiz türü bir yakla­şım asla başarılı olamayacağı gibi ben bunun herhangi bir diğer totaliter ideolojiden farkını göremiyorum. Doğru düzgün birey­selleşmeyi başaramamış insanlardan doğru düzgün bir toplum yaratmasını bekleyemezsin. Benim için devrimcilik, öncelikle halkı, halk olmaktan çıkartmakta yatar. Elbette insana yakı­şan sosyalizmdir ama insanın da sosyalizme yakışması gerekir.
Sayfa 118