DESTİNA

Müzeyyen: Diyelim ki gitmedim. seninle beraber olmaya devam ettik. Ne değişecekti? Ne yapacaktık? Arif: Sevişirdik. Müzeyyen: Başka? Arif: Sabahları beraber uyanırdık. Ben senden önce kalkardım. Senin uyuyuşunu izlerdim, sonra sen uyanırdın. Bana gülümserdin. Müzeyyen: Sonra? Arif: Sonra, sabahları çayı tek şekerli içtiğini, günün diğer saatlerinde şekersiz içtiğini biliyor olurdum, o ilk şekeri ben atardım çayına, zarifçe eritişini izlerdim. Müzeyyen: Sonra? Arif: Sonra, en çok boynundan öpülmeyi sevdiğini biliyor olurdum. Müzeyyen: Güzelmiş. Arif: Sonra dışarı çıkardık. Dışarda yağmur yağıyor olurdu. Biz şemsiyeyi almazdık. Sırılsıklam olurduk. Sonra sen bana sokulurdun ama saçağın altına hiç girmezdik. Sonra sen üşütürdün. Ayakların buz gibi olurdu. Ben sana en sevdiğin o mavi çoraplarını getirirdim. Sonra bayramları babaannenin mezarını ziyaret etmeye giderdik. Müzeyyen: Gider miydik gerçekten? Arif: Hıhı. Giderdik. Hayatta en sevdiğin kadın için ağlayışını izlerdim senin. Hiçbir şey yapmazdım, gözyaşlarını silmezdim, seni teselli etmezdim. Orada öylece ağlayışını izlerdim senin. Başka insanların mezarlarının arasında dolaşarak, hayatın ne kadar şahane bir şey olduğunu düşünürdüm. Sonra… Sonra hiçbir şey yapmazdık. Öylece otururduk. Çok bilinmeyenli bu sorunun yanıtını arardık. Hayat bizi yalancı çıkarana dek, bulduğumuz cevapları doğru sanırdık. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
Edebiyat
Reklam
Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza Henuz dinlemedin benden türküler Benim askim sigmaz öyle her saza En güzel sarkiyi bir kursun söyler Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza
Gönderilmemiş Mektuplar... Merhaba 'İnce Sızım'; Kalp Ağrım, Gönül Darlığım, Merhaba.. Nasıl kokar keder, ıssızlık nasıl? Rengi nedir yalnızlığın, peki ya uzaklığın? Acı değince yüreğe, alev alınca canevi kaç gece sürer uykusuzluk, ya uyku kaç gece? Özlediğim, özlemini ezberlediğm; bir kez öğrenince özlemeyi (özlemek öğrenilir mi?) kaç hece biriktirir insan, kaç kelime, kaç tümce sessizliğin dilince? Ağır aksak adımlarım.. Yürüdüğüm yollar kadar, yürümediklerim de uzar gider içimde.. Hayalini kurduğum yolculuklar, aşk olur süzülür gözlerimde.. Ah ki, sen; Çok özlediğim..
Edebiyat
Kim ne derse desin, aynanın karşısına geç ve gülümse.. Dişlerine, kilona, sivilcelerine en önemlisi kendine küsme.. Çık, gez. Sev, ağla.. Her duyguyu tat.. Yeri geldiğinde açık sözlü ol, asla kırma.. Sev gerekirse abart.. En çok kendine değer ver, başkalarını değil kendini sahiplen. Kendini odana kilitleme, hayat dışarıda.. Annenden veya babandan nefret etme, bil ki en çok onlar değer veriyor sana. Onlara kızmak yerine onları mutlu etmeye çalış.. Unutma ki onlar da bir gün gidecek.. Sevdiğin insanlara sevdiğini hissettir, onlara onları ne kadar sevdiğini söyle.. Yarın belki de çok geç olabilir.. Geçmişte takılıp kalma mesela, geçmiş sonuçta.. Hep geleceğe bak.. Hayaller kur.. Hayallerinden kimse için asla vazgeçme.. Einstein'a da gerizekalı demişlerdi, atomu parçalayıp ellerine verdi. Küçümseme kimseleri.. Bil ki onların da hayatında zorluklar var.. Kimseyi büyütme gözünde.. Yeni insanlarla tanış mesela, onların hikayelerini dinle.. Kendine güven, kimse senden üstün değil.. Evet, belki berbat bir hayatın var ya da belki kendini yalnız hissediyorsun ama unutma ki senin gibi milyonlarca insan var dışarıda.. Seni değersiz hissettiren insanlara gülüp geç.. Seni tanımıyorlar, sen kusurlarınla mükemmelsin.. Senden bir tane daha yok bu dünyada. Şimdi kaldır o başını ve gülümse.. Gülümsemek herkese yakışır çünkü..... Alıntı
Edebiyat
Bir yere ait olmama hissi çok fena, gündüzleri neyse de geceleri çok kötü oluyor uyutmuyor insanı.. Bana Masal Anlatma
Edebiyat
Reklam