DESTİNA

Bir konuşma sırasında adamın biri kadının birine sormuş: -''Nasıl bir erkek arıyorsun?'' Kadın bir süre sessiz kaldıktan sonra adamın gözlerinin içine bakarak sormuş: ''Gerçekten bilmek istiyor musun?'' Adam biraz isteksiz, ''Evet'' demiş. Ve kadın baslamış anlatmaya… ''Bugün ve bu yaşta bir kadın olarak,bir erkeğe onun benim için benim kendime yapabilecegimden fazla ne yapabileceğini soracak konumdayım. Kendi masraflarımı karşılayabiliyorum;bir erkeğin ya da bir başka kadının yardımına gerek duymadan evimi idare ediyorum. Böyle olunca,''Sen masaya ne koyuyorsun?'' sorusunu sorma konumundayım. Adam kadına bakmış.Paradan söz ettigini düşünüyormuş. Kadın hemen bu düşünceyi düzeltmiş: ''Sözünü ettiğim,para değil. Ondan öte bir şey istiyorum.Hayatın her alanında mükemmeliyeti arayan bir erkeğe ihtiyacım var.'' Adam arkasına yaslanıp kollarını kavuşturarak kadından biraz daha açıklama istemiş.Kadın başlamış anlatmaya: ''Kendini zihnen mükemmelleştirmeye çalışan birini istiyorum, çünkü sohbet ve zihnen uyarılma arıyorum.Basit bir adama ihtiyacım yok. Ruhen mükemmelleşmeye çalışan birini arıyorum,çünkü dengesiz bir birleşmeye ihtiyacım yok. İnananlarla inanmayanların bir araya gelmesi felakete yol açar. Bir kadın olarak yaşadıklarımı anlayacak kadar duyarlı, ayağımı sağlam basmamı sağlayacak kadar güçlü bir erkek arıyorum. Saygı duyabileceğim birini arıyorum.Ona boyun eğmem için onu saymam gerekir.Ben ona ne kadar dürüst ve açıksam, onun da bana dürüst ve açık olması gerekir. Kendi işini,hayatını yürütemeyen adama boyun eğemem.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bende tarçın sende ıhlamur kokusu Yürürüz başkentin sokaklarında Bir nehir şu tutuk konuşan cumartesi Üstünde iki yonga: Çarşamba, bir de cuma Ayrılık lafları etme sevgilim Önümüz Temmuz önümüz Ağustos nasıl olsa Kolkola yürüyoruz tek tük öpüşüyoruz Sonra ayrılıyoruz korkuyoruz da Kimi zaman neden kalabalığın içinde duruyoruz da Kimi zaman bir köşe arıyoruz en sapa İşimiz mi yok, şu Akay'a sapalım istersen İstersen garson girelim ilkyazın gazinosuna Börekçi! diye bağır istersen şurda Kısmet çıkar -sanırım- Emek'te oturan kıza Abiler! Abiler! diye bir şey satayım ben Mendilim kalmamış kağıt peçete yok mu çantanda? Üç peseta gibi bir paraya dondurma yemiştim Madrid'te yemiştim, ve çatılardan kanguru akıyordu Londra'da Seversin mi beni, doğru söyle ama? - Sigara? Ne eflatun etin var, yanarca mı yanarca İnan Selimiye'nin minareleri gibisin Her seferinde başka yoldan çıkılır nirvanaya" Cemal Süreya
Edebiyat
Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama ağaçlar şöyleymiş Ama sokaklar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yan gelmişim diz boyu sulara Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle dövüşemem Siz ne derseniz deyiniz Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Ben tam dünyaya göre Ben tam kendime göre Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız.
Edebiyat
Güçlü görünebilirim, ama inan bana yorgunum.
1000Kitap

DESTİNA

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
70 günde okudu
·
2020 11. kitabı
Ahmet Altan
7.1/10 · 6,8bin okunma