Çok tuhaftır, ağlayamıyordum. Ama yüreğim sıkışıyordu. Acı çekiyordum.En çok, onun son dakikaları perişan etmişti beni. Durmadan bir şey istiyordu, ama ne söylediğini anlayamıyordum. İçim parçalanıyordu!
Bi kaybım oldu büyük bi kaybım oldu. Hastaneye gitmek büyük bi zulümken evde durmak ondan betermiş meğer. Dört duvar dile geliyor yetmiyo üstüme üstüme geliyor sanki. Ciğerlerim nefesle değil kederle doluyor her seferinde. Kaçmak istiyorum ama gittiğim her yer bana eziyet verecekse anlamı yok. Kalmak istiyorum anılara ihanet etmemek için ama bu da o kadar zor ki hayatım ağlamakla uyumak arasında bi döngüde sıkıştı kaldı gibi geliyor. Hayallerim umutlarım diye neşeli neşeli dolaştığım günler bambaşka asırlarda kaldı sanki. Başka birisiydi o kız şimdi asık suratlı bağırıp çağıran biri geldi onun yerine. Eski beni ben bile bazen arıyorum. Şimdi o olsaydı beni neşenlendirecek bir şeyler bulurdu diyorum ama yok. Gelgelelim hayatımda miladi bi döngü olmuş. Mezarlıkta sadece canımı değil hayata beni bağlayan daha bir çok şeyi daha bırakmışım meğer. Şimdi şimdi farkına varıyorum. Bir insanı sevmemin ne büyük şeyler yaptırdığını görüyor ve şaşırıyorken bir insandan ayrılmanın çok çok önemli gözüken şeylerden nasıl bir anda vazgeçirdiğini bizzat tecrübe etmek müthişmiş.